User-agent: Googlebot Disallow: Robots txt User-agent: Mediapartners-Google Disallow:
09 06 2010

TÜRKİYENİN EN YAŞLI ANIT AĞAÇLARI

Böyle bir ağaç gördünüz mü?Türkiye'nin En Yaşlı Anıt Kestane Ağacı !

1000 yıllık olduğu tahmin edilen Kestane Ağacı, Kütahya merkeze bağlı Kumarı köyünde bulunuyor...

 

Kütahya merkeze bağlı Kumarı köyünde bulunan ve Bizans, Selçuklu, Germiyanoğulları, Osmanlı ile Cumhuriyet dönemlerine tanıklık eden, 1000 yıllık olduğu tahmin edilen Türkiye'nin en yaşlı kestane ağacı, halen meyve veriyor.
Kütahya Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Nihat Değirmenci, kentin
7 kilometre güneyindeki köyün Boyacılar mevkisinde en az 1000 yıllık olduğu belirlenen ağacın, 7 Eylül 1995'te Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince ''anıt ağaç'' olarak tescil edildiğini bildirdi. Yapılan araştırmalara göre ''Türkiye'nin en yaşlı kestane ağacı'' olduğu tespit edilen 1000 yıllık ağacın yakınındaki iki kestane ağacının da aynı tarihte tescillendiğini anlatan Değirmenci, söz konusu ağacın hala meyve vermesinin dikkat çektiğini söyledi.Köyün eski muhtarı Ali Çelik de (55), kendisinin muhtarlığı sırasında Anıtlar Kurulundan gelen yetkililerin bu ağacın en az 1000 yıllık olduğunu belirlediklerini anlattı.Ait ağacın meyvesini çocukluğundan bu yana topladıklarını bildiren Çelik, ''İşin ilginç yönü, kaya üzerinde yetişen ve rüzgar, yağmur, kar gibi etkenlerle kökü iyice belirginleşen bu ağacın hala 400-500 kilogram arasında meyve vermesi'' dedi.

 

Ağacın 8 metre çap ve 25 metre yüksekliğe sahip olduğunu belirten Çelik, köye dışarıdan gelen ziyaretçilerin ağacın önünde fotoğraf çektirdiklerini ifade etti.Üç kestane ağacına çakılan metal plakalarda, ''Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescil edilmiştir'' ifadesi yer alıyor.

 


ANTALYA - Yüzlerce yıllık sekiz ‘anıt ağaç’, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü'nce korunuyor. 7'si Elmalı İlçesi’nde, 1'i ise Finike İlçesi’nde bulunan Çevre ve Orman Bakanlığı’nca ‘anıt ağaç’ olarak ilan edilen yüzlerce yıllık 8 ağaç, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü’nce görevlendirilen mühendisler tarafından sürekli gözetim altında tutuluyor. Görevli mühendislerce ağaçların korunmasına yönelik olarak hem takip hem de sağlık yönünden bir zarar görmemesi için belirli aralıklarla kontrol yapılıyor. Çevre ve Orman İl Müdürlüğü Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, Antalya’daki 8 anıt ağacın hepsinin gayet sağlıklı olduklarını söyledi.


ANTALYADA Kİ YAŞLI ANIT AĞAÇLAR
Antalya’ Elmalı'da bulunan 25 metre boyunda, 262 santimetre çapındaki sedir ağacının, Türkiye’deki bilinen en yaşlı ağaç olduğu belirtildi.
25 metre uzunluğunda, 262 santimetre çapında olan sedir ağacın yaşının 2000 olarak hesaplandığını belirtildi.
Koca Katran: Elmalı İlçesi’nde 1995 yılında anıt ağaç ilan edilen 2000 yıllık Koca Katran, Çığlıkara Tabiatı Koruma alanında yaşıyor.
Aslan Ardıç: Elmalı İlçesi’nde Tekke deresinde yaşayan ve 1995 yılında anıt ağaç ilan edilen Aslan Ardıç, 1700 yaşında.
Dibek Sedir: Finike İlçesi’nde 2002 yılında anıt ağaç ilan edilen 1700 yıllık Dibek Sedir, Debike Tabiatı Koruma alanında yaşıyor.
Lübnan Sediri (Cedrus Libani): Elmalı İlçesi’nde 1995 yılında anıt ağaç ilan edilen ve Toros Sediri olarak da bilinen 1500 yıllık ağaç Çığlıkara Tabiatı Koruma alanında yaşıyor.
Koca Sedir: Elmalı İlçesi’nde 2002 yılında anıt ağaç ilan edilen 1070 yıllık Koca Sedir, Sedir Araştırma Ormanı'nda yaşıyor.
Şah Ardıç: Elmalı İlçesi’nde 1995 yılında anıt ağaç ilan edilen 800 yıllık Şah Ardıç, Sedir Araştırma Ormanı'nda yaşıyor.
Koç Sedir: Elmalı İlçesi’nde 1995 yılında anıt ağaç ilan edilen 650 yıllık Koç Sedir, Çığlıkara Tabiatı Koruma alanında yaşıyor.
Katil Sedir: Elmalı İlçesi’nde 1995 yılında anıt ağaç ilan edilen 500 yıllık ağaç Çığlıkara Tabiatı Koruma alanında yaşıyor.

 

MUSA AĞACI



Samandağ’a bağlı Hıdırbey köyünde Musa Ağacı olarak bilinen asırlık çınarı,Rivayetlere göre, yaklaşık 3 bin yıllık olduğu belirtilen, çevresi 20 metre, gövde
çapı 7,5 metre, yüksekliği yaklaşık 20 metre olan tarihi Musa ağacı, hem
Hatay'ın turizmine katkı sağlıyor; hem de Hıdırbey Köyü'nün başlıca
geçim kaynakları arasındaki yerini almış durumda.
Tarihi Musa ağacını yaklaşık 30 kişi, el ele tutuşarak ancak çevresini dolanabiliyor..
ÇINAR

Bursa yöresindeki asırlık çınarlar-
 

Çınar, Osmanlı’nın kuruluşundan bu yana kentesrc=/dosyalar/resimler/bursa_kitabi/image/106.jpg hayat veren, güzellik katan sembollerin başında yer alır. Çınar deyince akla hem Bursa gelir hem de Osmanlı… Çınar Ağacı, aynı zamanda rüyadan beyliğe geçişin müjdecisidir.Osman Gazi, sonradan kayınpederi olacak Şeyh Edebali’nin sohbetlerine katılmak üzere gittiği dergâhta uykusunda bir rüya görür. Osman Gazi rüyasında; “Şeyh Edebali’nin böğründen hilal şeklinde bir ay çıktığını, bu ay’ın büyüyerek kendi göğsüne girdiğini, daha sonra göbeğinden, bütün gökyüzünü kaplayan bir ağacın çıktığını, bu ağacın yüksek dağ ve pınarlara gölge saldığını, üç kıtadaki toprakları dallarının altına aldığını ve insanların da bundan fayda sağladığını…” görür. Ertesi sabah,gece gördüğü bu rüyasını Şeyh Edebali’ye anlatır.
Edebali de rüya dinledikten sonra Allah’ın Osman Gazi’ye ve evlatlarına saltanat müjdelediğini söyler kızı Mal Hatun’u da zevce olarak Osman Gazi’ye verir.Osman Gazi döneminde Uludağ’a gelip yerleşen,geyiklerle konuştuğu söylenen ve Bursa’nın fethi esnasında kolaylıklar sağlayan Geyikli Baba adındaki derviş, Sultan Orhan Gazi’nin daveti üzerine, koca bir çınar ağacını kökünden söker ve omzuna yüklediği gibi Uludağ’ın eteklerinden aşağıya inerek Orhan Gazi’nin ikamet etiği yere gelir. Sultan’ın huzuruna çıkmadan önce yanında getirdiği çınar ağacını bahçeye diker. Bu esnada yanına gelen Sultan Orhan Gazi’ye diktiği çınar ağacını göstererek;“Bu ağacı uğur olsun diye diktik…
Bu ağaç burada durdukça, dervişlerin duası sana ve soyuna makbuldür” der ve dua eder.Geyikli Baba’nın Bursa’nın fethi sonrası uğur olsun diye diktiği ağacın bugün Hisar içinde,Kavaklı caddesindeki, kavaklı çınarı olarak bilinen anıt/ağaç olduğu rivayet edilmektedir.Kısacası Osmanlı’nın kuruluşunda en önemli simgelerden olan Çınar Ağaçları, asırlardır Bursa’nın sembolleri arasında yer almaktadır.Vedat Nedim Tor’un ifadesiyle “Bursa’nın Yeşil Türbe’si, Muradiye’si, Ulucami’si, Koz Han’ı kadar çınarları da birer güzel anıttır. Çınarsız bir Bursa, Yeşil Türbe’siz bir Bursa kadar ulûhiyetini kaybeder.
Yapılan envanter çalışmasına göre,Bursa’da “doğu çınarı”ndan “saplı meşe”ye,“gümüşi ıhlamur”dan “çiçekli manolya”ya kadar 11 farklı türde, yaşları 100 ile 650 arasında değişen yaklaşık 833 anıt ağaç adayı bulunduğu tesbit edilmiş olup, bu asırlık ağaçlardan 250 kadarı tescil edilmiştir.Şu ana kadar tespit edilen en yaşlı ağaç
Hürriyet Mahallesi’ndeki Nostalji Bahçesi’nde bulunan 610 yaşındaki çınar ağacıdır. Günümüze ulaşamayan Bursa’nın kuzeyindeki Oyukçınar Mahallesi’ne adını veren çınar ağacı 18,2 metre gövde genişliği ile Türkiye’nin en büyük ağacıydı.
Halkalı ve Dudaklı Çınarı ile her yıl içinde leyleklerin yuva yaptığı Kiremitçi Çınarı’nın, Orhan Camii avlusundaki ağacın Osmanlı ile yaşıt Bursa çınarları olduğu söylenmektedir.Bursa’nın kayda değer diğer anıt ağaçları arası nda Kovukçınar (Ulufeliçınar), Eskicibaba çınarı, dua çınarı, Pirinç Hanı çınarı, Altıparmak çınarı, Kültürpark’taki Yaycılar Pınarı çınarı,Müşkire çınarı, İznik’teki Havuzbaşı, Beypınarı,Hespekli, Kaymak Köşkü, Lefke Kapısı, Sanayi ve Davud-u Kayseri çınar ağaçları bulunmaktadır.Çekirge´de Uludağ yolu üzerindeki İnkaya köyünde,aynı adla bilinen ve 2008 itibariyle 600 yaşına giren tarihi çınar ağacı, muhteşem görünümü ile dünyaca ünlüdür.
Adını, Osmanlı Devleti’nin ilk köylerinden biri olan İnkaya Köyü’nden alan çınar ağacı 13 ana kola sahiptir.“İnkaya Çınarı”nın boyu 35 metredir. Dallarının kalınlığı 3-4 metreyi bulan çınar 9.2 metrelik çevresiyle Türkiye’nin en yaşlı ağaçlarından biridir.Osmanlı kadar yaşlı, Cumhuriyet kadar gürbüz olan İnkaya çınarı, Bursa’ya yolu düşen yerli yabancı turistlerin uğramadan geçmediği önemli bir sembol olarak kente değer katmaktadır.
9 ğaç daha anıt ağaç ilan edildi Bakanlık ayrıca, 9 tarihî ağacı ‘anıt ağaç’ ilan ederek koruma altına aldı. Yüzlerce yıldır sadece tabiatın güzelliklerini değil, tarihin zengin hatıralarını da günümüze taşıyan anıt ağaçlar şöyle sıralanıyor:
Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi Kayı köyündeki iki kokulu ardıç ağacı (645 ve 730 yaşlarında) ile aynı köydeki Kayı Ardıcı (520),

Eskişehir-İnönü ilçesi Kepez köyündeki Kepez Saçlı Meşe ağacı (475),

Eskişehir-Seyitgazi ilçesi Çürüttür köyündeki Piribaba Meşesi (350),

Seyitgazi ilçesi Arslanbeyli köyündeki Keramet Dutu (700),

Antalya-Kemer ilçesi Kuzdere köyündeki Gedelma Çınarı,

Antakya Dursunlu köyündeki Onat Çınarı (280) ve

İzmir’in Menemen ilçesi Çaltı köyündeki Dede Menengici (800).
 

4574
0
0
Yorum Yaz