MEVSİMLER NASIL OLUŞUR GÜNEŞİN MEVSİMLERE ETKİSİ

2014-08-28 06:08:00

Dünya  her zaman güneşin etrafında yolculuk yapar. Bu yola yörünge denir. Dünyagüneşin etrafında hareket ederken aynı zamanda yana doğru eğilen bir açı yapar. Bazen dünyanın bizim yaşadığımız bölümü güneşe doğru eğilir, bazen de eğilmez. Bizim yaşadığımız bölüm güneşe doğru eğildiğinde güneş  ışınları bize düz bir çizgide ulaşır ki bu dönem yaz'dır. Bizim için yaz mevsimi olan zamanda dünyanındiğer kısmı güneşten uzaktır ve orada mevsim kış'tır! * Kuzey yarıkürede "a" noktasında bulunan bir yer, yazları, kışın aldığından çok daha uzun bir süre güneş ışığı alır. Sonbaharve ilkbaharda gündüz ile gece aynı uzunluktadır. Mevsim değişikliklerine (ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış) yol açan neden, Dünya'nın dönme ekseninin eğik olmasıdır. Dünya'nın dönme ekseni, Kuzey ve Güney Kutup noktalarından geçtiği varsayılan düşsel çizgidir. Dönme ekseni ile Dünya'nın Güneş'in çevresinde izlediği yörünge düzlemi arasındaki açı dik (90°) değil, 66 derece 33 saniyedir (66° 33'); yani Dünya'nın dönme ekseni ile düşey doğrultu arasında 23 derece 27 dakikalık (23° 27') bir açı vardır. Bu yüzden Dünya Güneş'in çevresinde dolanırken Kuzey Kutbu önce Güneş'e doğru, sonra da ters yöne yatar. Bu değişme mevsimleri doğurur.  Kuzey Kutbu Güneş'e eğikken, Güney Kutbu ters yöne eğiktir. Bunun sonucunda da, ekvatorun kuzeyi yaz mevsimindeyken, güneyi kış mevsimini yaşar ya da tersi olur. İlkbahar ya da bahar ve sonbahar ya da güz için de aynı durum geçerlidir. Yaz v... Devamı

ÇANAKKALE BAĞAZI HAKKINDA GENEL BİLGİ

2013-10-19 12:43:00

Çanakkale Boğazı Çanakkale Boğazı, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan boğazlardan birisidir. Asya ile Avrupa kıtalarının birbirine bağlayan boğazda köprü yoktur. Kıtalar arasında ulaşım feribotlarla sağlanır. En derin noktasının derinliği 167 metre olan boğazın ortalama derinliği 65 metredir. Çanakkale Boğazı, İstanbul Boğazı'nın iki katıdır ve en dar yeri orta tarafında 1300 m'dir. Burası güneyde Çanakkale kenti kuzeyde Kilitbahir'in olduğu yerdir. Boğazın en geniş yeri 7 km, uzunluğu 60 km'dir. Batıdan boğaza girilirse Rumeli kıyısı boyunca Seddülbahir, Kirte, Kilitbahir, Eceabat, Boğalı, Büyük Anafarta, Kumköy, Uzundere, Küçük Anafarta, Cumalı, Bayırköy, Burgaz, Gelibolu, Yeniköy ana yerleşimleri görülecektir. Anadolu tarafında ise Kumkale, Erenköy, Kuzuköy, Çanakkale, Nara, Yapıldak, Bergos, Lapseki, Çardak yerleşimleri vardır. Boğazın Rumeli kıyısı Tekeburun'dan Çankaya burnuna, Anadolu kıyısı Kumkale burnundan Çardak'a uzanır. Çanakkale Boğazı Birinci Dünya Savaşı'nda tarihte ender rastlanan bir savaşa ev sahipliği yapmış; bu savaş sonucunda toplam 150,000 kişi hayatını kaybetmiş; savaşın sonucunda Çanakkale Geçilmez sözü Dünya'ya ispatlanmıştır. İstiklal Savaşı'nda Çanakkale Boğazı Boğazın her iki yakasında kaleler vardır. İlk defa Türk kuvvetleri 1356'da Süleyman Paşa ile Çimenlikhisar kalesini fethetti, Çardak kalesini yaptı. Yıldırım Beyazıt Bizans surlarını yıkıp iç kaleyi düzeltti. Fatih Sultan Mehmet, Rumeli'de Sestos (Kilidülbahir-deniz kilidi), Anadolu'da Aydos (Seddülbahir-deniz seti) kalelerini yaptı. Çanakkale savunma komutanı Tümgeneral Cevat Paşa idi. Müstahkem mevki komutanı ise tugay komutanı Esat Paşa'ydı. Y... Devamı

AKARSULARIMIZ NEREYE DÖKÜLÜR VE DELTALARI

2013-10-15 12:18:00

Türkiye'nin akarsu ve deltaları Türkiye iklim koşullan ve yer şekillerinin çeşitliliğine bağlı olarak sık bir akar­su ağına sahiptir. Topraklarımızdan kaynağını alan çok sayıda akarsu, altı önemli hav­za ile bazı kapalı havzalara su taşır. Ancak akarsularımızın uzunlukları fazla değil­dir. Türkiye'nin bir yanmada oluşu ve dağların genellikle kıyılara paralel sıralar hâlin­de uzanması, uzun akarsuların oluşmasını engellemiştir.Kıyılarımızdaki dağlardan kaynağını alan akarsular, kısa bir yol aldıktan sonra de­nize ulaşır. Bu nedenle bu akarsuların boyları oldukça kısadır. Kaynağını iç kesimler­den alan akarsularımızın boylan daha uzundur. Bununla birlikte en uzun akarsuyumuz olan Kızılırmak'ın boyu (iç Anadolu'da genişçe bir kavis çizdiği hâlde) 1355 km'yi an­cak bulur. Akarsularımızın diğer bir özelliği de, taşıdıkları su miktarının az olmasıdır Tür­kiye'nin büyük bir bölümünün yan kurak iklimin etkisinde olması nedeniyle az yağış alması bunun başlıca nedenidir. Akarsularımızın taşıdıkları su miktarı azlığının diğer nedeni de, akarsu havzalarının dar oluşudur. Akarsularımızın boylan kısa, kollan da az olduğundan doğal olarak taşıdıkları su, fazla olmamaktadır. Ancak, her mevsim yağış­lı olan Doğu Karadeniz Bölümü'nün akarsuları, her zaman bol su taşımaktadır.Akarsularımızın rejimleri düzenli değildir. Türkiye'de yağış rejiminin düzensiz oluşu, ilkbahardaki kar erimeleri ve yazın buharlaşmanın fazla olması, akarsularımızın taşıdıkları su miktarının yıl boyunca büyük değişikliklere uğramasının başlıca nedenle­ridir. Akarsularımızın tümünde, su seviyesinin en düşük düzeyde olduğu dönem, yaz mevsimidir. Bu dönemde bazı akarsular tümüyle kurur. Sonbahar y... Devamı

ANKARA İLÇELERİ İSMİNİ NERDEN ALMIŞTIR ANLAMLARI

2013-10-12 14:26:00

Başkent Ankara’nın ilçelerine verilen isimlerin her biri ayrı bir hikayeyi barındırıyor. Binlerce yıllık tarihinde çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan Anadolu, tarihi ve doğal güzellerinin yanı sıra mitolojik zenginliğiyle de insanoğlunu hayran bırakacak özellikler taşıyor. Anadolu’nun kalbi Ankara’nın tarihinde de yaşanan olaylar ve coğrafi konumu, ilçe isimlerine de yansıyor. İlçe isimlerinin nereden geldiğine dair kulaktan dolma bilgiler bilinse de, tam anlamıyla doğru bilgiler bulunmuyor. Ancak halk arasında ilçe isimleriyle ilgili çeşitli anlatımlar dikkat çekiyor. AA muhabirinin ilçe belediyeleri ile çeşitli kaynaklardan Ankara’nın 25 ilçesinin isimlerinin nasıl ortaya çıktığına ilişkin elde ettiği bilgiler şöyle: -KAZAN- Kazan ismine ilk defa 1530 tarihli Tapu Tahrir kayıtlarında rastlanıyor. Kazan’da, İlhanlıların Ankara’ya egemenlikleri zamanında "Gazan Han" adına basılmış sikkelerin buluntuları dikkat çekiyor. Bu rivayete dayanarak "Gazan" isminin zaman aşımına uğradığı ve "Kazan" olarak değiştiği bilgiler arasında yer alıyor. Kuvvetli bir görüşe göre, Kazan adının, 1402 yılında Osmanlı Devleti Hükümdarı Yıldırım Bayezit ile Moğol Hükümdarı Timur Han arasında Çubuk Ovası’nda yapılan Ankara Savaşı’nda Moğol ordusuna katılan Kazan Türk’lerinden gelmiş olma ihtimali de bulunuyor. Kazan Türk’lerinin, savaş sonrasında Ankara çevresine yerleşerek kendi adlarını taşıyan bir köy (Kazan Köyü) kurdukları iddia ediliyor. Ayrıca yapılan Ankara Savaşı esnasında Osmanlı ordusunun yemek ihtiyacını karşılamak üzere bölgeye dev kazanlar kurulmasından dolayı ilçeye bu ismin verildiği rivayet ediliyor. AKYURT- Ankara’nın kuzey doğusunda yer alan A... Devamı

BİTKİ ÖRTÜSÜNÜ ETKİLİYEN FAKTÖRLER NELERDİR

2013-10-12 00:16:00

1. İklim:İklim koşulları bitkilerin oluşum, gelişim ve yayılım özelliklerini doğrudan etkileyen en önemli faktördür.   Sıcaklık: Sıcaklık değerlerinin düşük olduğu yerlerde bitki gelişimi zordur. Toprağın donmuş halde olması bitkinin beslenmesini engellediği gibi soğuk koşullar besin dolaşımını da olumsuz yönde etkiler. Yüksek sıcaklık değerleri ise buharlaşmayı şiddetlendirerek hem bitkilerin topraktan su yoluyla beslenmesini engeller hem de bitkinin sürekli su kaybetmesine yol açar. Yağış: Bitkilerin oluşabilmesi, beslenebilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için yağış olmazsa olmaz bir faktördür. Yağışlı alanlarda bitki örtüsü daha sık ve yoğun, kurak alanlarda ise seyrek ve cılızdır. Rüzgar: Bitkilerin besin çevrimini sürdürebilmesi için havadaki karbondioksit ve oksijene ihtiyaçları vardır. Rüzgar belirli bir ölçüdeki bitki gelişimini olumlu yönde etkiler. Ancak şiddetli rüzgar bitki gelimini bozucu etki yapmaktadır. 2. Yer Şekilleri: Yer şekillerinin düz veya engebeli olması, eğim ve bakı gibi faktörler bitkiler üzerinde etkilidir.   Eğim: Eğim değerlerinin yüksek olduğu yamaçlarda tohumların filizlenmesi süpürülmeden dolayı zordur. Toprak kalınlığının fazla olduğu az eğimli alanlarda ise tohum transferi daha kolay gerçekleşir. Çukur ve çöküntüler bitkiler için yaşam koşullarının kolay olduğu sığınaklardır.  Bakı: Güneş veya denize bakan yamaçlar bitki örtüsünün gelişimi için daha elverişlidir. Güneş gören yamaçarda bitkiler daha erken olgunlaşır. Denize bakan yamaçlar ise daha fazla yağış aldığından dolayı buradaki bitkiler daha gürdür. 3. Yükselti: Yükseklik arttıkça sıcaklık değe... Devamı

BOYLAMIN SAAT DİLİMİ NASIL HESAPLANIR COĞRAFYA

2013-10-11 23:51:00

Dünyamız kendi ekseni etrafındaki dönüşünü 24 saatte tamamlar. 24 saat 1440 dakikaya eşittir. Ayrıca Dünyamız 180 tanesi batıda, 180 tanesi doğuda olmak üzere 360 meridyene bölünmüştür. 1440 / 360 = 4 dakikalık zaman farkı buradan gelmektedir. Peki kaç meridyen bir araya geldiğinde 1 saatlik bir zaman farkı oluşuyor? 60 dakika / 4 dakika = 15 meridyen bir saat meydana getiriyor. Eğer 0º den başlatırsak saat dilimlerini ve bu enlemi 0. saat dilimi olarak kabul edersek 7º 30' Batı Boylamı ile 7º 30' Doğu Boylamı arası 0. saat dilimi olacaktır. Yani 8º Doğu Boylamı 1. saat dilimine girecektir. İşte bu nedenle eğer bir meridyen ya da boylamın hangi saat dilimine girdiğini bulmak istiyorsak 7,5 ile toplayıp 15'e bölmemiz yeterlidir. Örneğin; 10º Doğu Meridyeni 10 + 7,5/15 = 1. saat dilimi 30º Doğu Meridyeni 30 + 7,5/15 = 2. saat dilimi 160º Doğu Meridyeni 160 + 7,5/15 = 11. saat dilimi Batı meridyenlerini hesap ederken 180 + (180 - meridyen) şeklinde farkı bir formül uygulamalıyız. Örneğin; 170º Batı Meridyeni = 180 + (180 - 170) + 7,5 / 15 = 190 + 7,5 / 15 = 13. saat dilimi 10º Batı Meridyeni = 180 + (180 - 10) + 7,5 / 15 = 357,5 / 15 = 23. saat dilimi 7,5º Batı Meridyeninden itibaren 0. saat dilimine tekrar girmiş oluruz. Yani eğer hesapladığımız değer 360 ise 0. saat dilimine döndük demektir. Devamı

RÜZGAR ÇEŞİTLERİ NELERDİR

2013-10-11 23:42:00

  SÜREKLİ RÜZGARLAR: A) Alizeler; 30 DYB alanlarından ekvatordaki TAB alanına doğru esen rüzgarlardır. · Rüzgarlar arasında en düzenli ve sürekli esenidir. · Kıtaların doğu kesimlerine yağış bırakırlar. · Ticaret rüzgarları olarak bilinirler. · Okyanus akıntılarının oluşumunu sağlarlar. · Ters alizeler 30° enlemlerde kuraklığa neden olurlar. (çöl) B) Batı Rüzgarları : · 30° DYB alanlarından 60° DAB alanları arasında eser. · Orta kuşakta karaların batısına yağış bırakır. · Ilıman okyanus ikliminin oluşmasına neden olurlar. · Türkiye’de etkili olan sürekli rüzgarlardır. C) Kutup Rüzgarları : · 90° TYB alanlarından 60° DAB alanlarına doğru esen rüzgarlardır. Estikçe ısınan rüzgarlardır. · Kutup rüzgarlarının oluşturduğu yağışa Kutbi Cephe Yağışı denir. DEVİRLİ (MEVSİMLİK) RÜZGARLAR: Kara ve denizlerin mevsimden mevsime farklı ısınıp soğumalarından doğan devirli rüzgarlardır. G.D. Asya’da, Avusturalya’da, Gine Körfezinde, Meksika Körfezinde ve Orta Amerika’da görülür. A) Yaz Musonu : Yazın karalar çabuk ısınır. Alçak basınç alanı ile kaplanır. Denizler de daha serin olduğu için yüksek basınç alanı durumundadır. Rüzgarlar böylece denizlerden karaya eser. Bu nedenle yaz musonu estiği karaya yağış bırakır. B) Kış musonu : Kışın karalar daha soğuk YB alanı, denizler serin AB alanı durumundadır. Bu nedenle rüzgarlar karadan denize doğru eser. (Endonezya, Japonya, Filipin ada.) Yağış bırakır. YEREL RÜZGARLAR : Yerel rüzgarların etki alanı dar, esiş süreleri kısa ve kısa zamanda birbirinin ters yönünde eserler. A) Meltemler : · Günlük sıcaklık ve basın&cced... Devamı

Karadeniz İklimi Ve Özellikleri

2013-05-26 01:49:00
Karadeniz İklimi Ve Özellikleri |  görsel 1

Karadeniz iklimi  (Okyanusal İklim veya Ilıman Deniz İklimi) asıl olarak Karadeniz Bölgesi'nde ve Marmara Bölgesi'nde Karadeniz kıyılarında ve Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür. Doğu Anadolu Bölgesi'nde ise bir tek Ardahan'ın Posof ilçesinde bu iklim görülür.  Genel özellikleri şunlardır: -Her mevsim yağışlıdır. -Doğu Karadeniz Bölümünde en fazla yağış sonbaharda, en az yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 2000-2500 mm’dir. -Batı Karadeniz Bölümünde en fazla yağış sonbaharda, en az yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm’dir. -Orta Karadeniz Bölümünde ise en fazla yağış kışın, en az yağış yazın düşer. ---Yıllık yağış miktarı 1000-1200 mm’dir. -Karadeniz ikliminin görüldüğü alanlarda kar yağışlı günlerin ortalaması 18 gündür. -Yıllık ortalama sıcaklık 13-15 °C’dir. -Ocak ayı ortalama sıcaklığı 6-7 °C’dir. -Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21-23 °C’dir. -Yıllık sıcaklık farkı 13-15 °C’dir. -Doğal bitki örtüsü ormandır. Bitki örtüsü alçak kesimlerde kışın yaprağını döken yayvan yapraklı ormanlardır. Yükselti arttıkça bitki örtüsü değişir ve karma yapraklı ormanlara rastlanır. Daha yukarılarda ise iğne yapraklı ormanlar ve -Alpin çayırlar görülür. -Türkiye'de Karadeniz iklimi görülen yerler   ... Devamı

Meltem Rüzgarları ve Özellikleri

2013-05-25 15:46:00

Meltem rüzgarları karaların denizlerden ve dağların vadilerden daha çabuk ısınıp soğuması sonucu, üzerlerinde bulunan hava kütlelerini etkilemesi nedeni ile oluşurlar. Gündüzleri; denizlerden çabuk ısınan karalara doğru deniz meltemleri, geceleri de çabuk soğuyan karalardan denizlere doğru kara meltemleri eser. Deniz ve kara meltemleri sahilden 40 km kadar içerileri etkiler. Aynı şekilde;; gündüzleri vadilerden çabuk ısınan dağlara doğru vadi meltemleri, geceleri de çabuk soğuyan dağlardan vadilere doğru dağ meltemleri eser. Devamı

Fiziki Coğrafya Nedir Açıklaması

2013-05-08 21:55:00

Fiziki Coğrafya Coğrafyada inceleme alanı bakımından iki büyük anabilim dalından birisini Fiziki Coğrafya oluşturmaktadır. Fiziki Coğrafya yaşadığımız gezeğen olan Dünyanın yüzeyini inceleyen bilim dalıdır. Bu işi yaparken dağların ve nehirlerin çetelesini tutmaz. Yani ansiklopedik bilgiler toplama gayreti içerisinde değildir. Buna karşılık yeryüzünün milyonlarca yıl süren evrimi içerisinde yıldan yıla, günden güne meydana gelen değişiklikleri incelemektedir. Fiziki coğrafyacılar dünyayı dört büyük parça halinde incelemektedirler.  Bunlardan ilki toprak ve bitki örtüsüyle kaplı yeryüzünün kendisidir (Biyosfer). İkincisi, akarsular, rüzgarlar, dalga ve akıntılar ile buzullar tarafından aşındırılarak şekillendirilen ana kayaların bulunduğu katı yer kabuğunun üst kısmıdır (Litosfer). Üçüncüsü içerisinde su buharının yer aldığı ve hava olaylarının meydana geldiği atmosferin en alt tabakasıdır (Atmosfer). Sonuncusu ise okyanus ve denizlerin en üst kısmı ile bunlardan etkilenen karaların kıyılarıdır (Hidrosfer).  Dünyanın fiziki coğrafyasından bahsedilirken; karaların şekillenmesinden iklim olaylarına, deniz ve okyanuslardaki akıntılardan toprak oluşumuna, bitki örtüsünden Güneş Sistemi içinde yer alan dünyanın konumuna varıncaya kadar (Dünya-Güneş Sistemi ilişkileri Matematik Coğrafya kısmında incelenecektir.) bir çok konudan bahsedilecektir. Bütün bu konular ilgili bölümlerde incelenecektir.  DÖRT BÜYÜK UNSUR  Fiziki Coğrafya; atmosfer, litosfer, hidrosfer ve biyosfer ile onların karşılıklı olarak birbirlerini etkilemesini inceler. Atmosfer, yeryüzünün etrafını saran gaz tabakasıdır. Atmosfer ile yeryüzü arasında ısı ve nem sirkülasyonu me... Devamı

Harita Çeşitleri Nelerdir Açıklaması

2013-05-08 21:53:00

  Harita Çeşitleri Nelerdir ve Kaça Ayrılır? A-Konularına Göre Haritalar * Fiziki haritalar: Yer şekillerini gösteren haritalardır. * Siyasi (idari) haritalar: Sınırları gösteren haritalardır. * Beşeri ve Ekonomik haritalar: Nüfusun dağılışı, ırk, dil, dinlere göre dağılışı, tarım, hayvancılık, ormancılık, sanayi ,madencilik gibi özellikleri gösteren haritalardır. * Özel haritalar: Konunun uzmanlarınca çizilen haritalardır. İklim (izoterm, izobar gibi) haritaları, turizm, deprem,toprak, karayolları haritaları gibi. B- Ölçeklerine Göre Haritalar * Büyük ölçekli haritalar: Planlar: Ölçeği 1/20.000 ‘den daha büyük olan haritalardır. En ayrıntılı haritalardır. Topoğrafya haritaları: Ölçeği 1/20.000-1/200.000 arasında olan haritalardır.Yer şekillerini en ayrıntılı gösteren haritalardır. * Orta ölçekli haritalar: Ölçeği 1/200.000-1/500.000 arasındaki haritalardır. * Küçük ölçekli haritalar: Ölçeği 1/500.000 ‘den daha küçük ölçekli haritalardır. Plan –Harita Benzer özellikleri:Kuş bakışı olarak çizilme ve ölçekli olmalarıdır. Farkları: Ayrıntıları gösterme gücü ve kullanım alanları farklıdır. Büyük ölçekli haritalar Küçük ölçekli haritalar Ölçek paydası küçük Büyük Gösterilen alan dar Geniş Ayrıntı fazla Az Bozulma az Fazla Harita alanı geniş (aynı bölge için) Dar İzohipsler arası yükselti farkı az (10-20 m gibi) İzohipsler arası yükselti farkı fazla (100-200 m gibi) 1.KESİR ÖLÇEK Kesirlerle ifade edilen ölçeklerdir. Kesir ö... Devamı

OKYANUS AKINTILARININ İKLİME ETKİSİ NEDİR

2013-02-26 18:37:00

Gezegenimizin güneşten gelen enerjiden elde ettiği ısı kazancı sabit bir değer olmasına karşın, enlemler ya da çeşitli enlem kuşakları tek tek ele alındığında bu durum farklıdır. Buna göre, alçak enlemlerde (ekvatorda ve tropiklerde) bir net enerji kazancı, yüksek enlemlerde (kutuplar ve çevrelerinde) bir net enerji kaybı, buna bağlı olarak da bir enerji açığı vardır.Bu dengesizlik veya enerji açığı, büyük rüzgar sistemleri ve okyanus akıntılarının hareketleri ile dengelenir. Yüzey Akıntılarının Oluşumu Okyanus akıntısı, okyanus yüzeyindeki yatay su hareketi olarak tanımlanabilir. Geniş ve sürekli okyanus akıntıları, atmosfer ve okyanusun ekvatoral ve tropikal bölgelerden kutup bölgelerine enerji taşınmasının göstergesidir. Küresel ölçekte, geniş okyanus akıntıları üç büyük okyanus havzasının sınırını çizen anakaralarla sınırlanmıştır. Okyanus havzalarının yaklaşık 30° kuzey ve güney enlemleri çevresinde (subtropikal bölgeler) geniş bir akıntı dairesi bulunur. Atlas (Atlantik) ve Büyük (Pasifik) okyanusların kuzeyinde yaklaşık 50° enlemi dolayında ise, daha küçük akıntı daireleri oluşur. Güney Yarımkürede okyanusları sınırlandıran geniş kara kütleleri bulunmadığı için, bu kapalı okyanus akıntısı sistemleri orada gelişmez. Tüm okyanus havzalarında ekvatorun her iki yanında, iki adet batıya akan (doğulu) akıntı vardır. Bunlar, Kuzey Ekvatoral ve Güney Ekvatoral akıntılardır (Şekil 1). Bu akıntılar günde 3-6 km hızla akmakta ve genellikle okyanus yüzeyinde ancak 100-200 m derinliğe kadar etkili olmaktadır. Doğuya doğru akan (batılı) Ekvatoral Karşı Akıntı ise, Kuzey ve Güney Ekvatoral akıntıların batıya taşıdığı suyun bir bölümünün geri dönüşünün bir sonucudur. Ekvat... Devamı

DÜNYANIN EN UZUN NEHİRLERİ VE UZUNLUKLARI

2012-12-21 17:04:00

Dünyadaki En Uzun 10 Nehir En uzun nehir Kaç Km 1- Nil (6,864 km) 2- Amazon (6,452km) 3- Yangtze (Chang Jiang) (6,380 km) 4- Mississippi-Missouri (6,270 km) 5- Ob-İrtiş (5,570 km) 6- Yenisey-Angara (5,550 km) 7- Huang He (Yellow) (5,464 km) 8- Amur (4,410 km) 9- Kongo (4,380 km veya 4,670 km) 10- Lena (4,260 km) Dünyanın en büyük akarsuları aşağıda büyükten küçüğe doğru listelenmiştir. Adı / Bulunduğu ülke – bölge Nil – Afrika Niger – Batı Afrika Congo – Orta Afrika Zambezi Zambiya Amazon Güney Amerika Paraná Brezilya/Arjantin Orinoco Venezüella Mackenzie Kanada Yukon Kanada Mississippi ABD Rio Grande ABD/Meksika Colorado ABD Dicle/FIrat Ortadoğu Darling Avustralya Yangtze Çin Yellow Çin Mekong Güneydoğu Asya Ganges Himalayalar Volga Rusya Danube Almanya Sen Nehri Fransa Thames İngiltere Arno İtalya ... Devamı

MANAVGAT ŞELALESİ NEREDEDİR ŞELALE HAKKINDA BİLGİ

2012-12-11 16:13:00
MANAVGAT ŞELALESİ NEREDEDİR ŞELALE HAKKINDA BİLGİ |  görsel 1

    Manavgat Şelalesi, Antalya'nın Manavgat ilçesinde Manavgat Nehri üzerinde bulunan ünlü bir şelaledir. Antalya'ya 75 km mesafededir. Manavgat ilçesinin 3 km kuzeyinde bulunan ve adını bu ilçeden alan şelale, ırmak sularının 3-4 m'lik bir falezden düşmesiyle meydana gelir. Az bir yükseklikten dökülmesine rağmen geniş bir alan üzerinde yüksek bir debiyle akar. Ayrıca Manavgat Irmağınıbesleyen kaynaklardan en büyüğü olan karstik Dumanlı kaynağı, Oymapınar barajıyapıldıktan sonra baraj gölü içinde kalmıştır. Devamı

DAĞLAR NASIL OLUŞUR KIVRILMA KIRILMA DAĞLARI

2012-11-18 13:30:00

    1. DAĞ OLUŞUMU (OROJENİK) HAREKETLERİ Bu hareketler dar zamanda, dar olaylar olarak belirir ve tabakaların duruşunu bozarlar. Hareketler yatay ve dikey olmak üzere iki yönde gelişir. Genellikle, yatay (tanjansiyal) hareketler kıvrılma ve kıvrım dağlarına, dikey hareketler de (radial) kıvrılma ve kırık dağlarına yer verirler. Bununla birlikte, bu iki gurup arasında kesin bir sınır çizmek olanaksızdır. Çünkü, sert tabakalarda kırılma olurken, hemen yanındaki yumuşak tortullar kıvrılabilir. Bu nedenle kıvrım ve kırık dağları birbirinin içine girmiş olarak da uzanırlar. Diğer bir özellik de, yatay ve dikey hareketlerin aynı anda oluşmaları ya da birbiri ardınca gelmeleridir. Yatay ve dikey hareketler sonucunda oluşan, kıvrılma ve kırık dağları yeryüzünün “Öz Yapı” yüzeyini oluştururlar. Aşağıda işleyeceğimiz yerkabuğu yaylanmaları (epirojenik hareketler) ile dağ oluşumu (orojenik) hareketinin ikisine birden yer kabuğunun yer sanatı (tektonik) öz yapı yüzeyini (strüktür) oluşturur. Dış güçler bu yüzeyi işler, değiştirir ve kendine özgü yer şekilleri doğururlar. Dağ oluşumu hareketleri iki yapı biçimi oluştururlar: Kıvrılma ve Kırılma. 1.Kıvrılma Ve Kırılma Dağları Jeolojik devirler boyunca iç güçlerin oluşturdukları kabarıklar, yine jeolojik devirler boyunca yine dış güçler boyunca aşındırılırlar. Kabarıklıklar aşındırıla aşındırıla dalgalı bir düzlük durumuna gelir. Bu dalgalı düzlüğe, “Yontukdüz (Peneplen)” adı verilir. Yontula yontula düzleşmiş arazi demektir. Tortullar derin deniz diplerindeki tortulanma alanlarına (jeosenklinallerde) biriktirilirler. Bazen de yeryüzündeki çukurluklarda ve göl çanaklarında tortulanırlar. Yeniden aşındırma, taşıma ve biriktirmelerle çanaklar dolar.Y... Devamı

AKARSULAR NEHİRLER NASIL OLUŞUR

2012-01-15 23:54:00

    Akarsuyun oluşumu : Eriyen karlar, buzlar ve yağmur suları yeryüzündeki yarıklardan derinlere inerek bir noktadan tekrar yeryüzüne kaynak olarak çıkar. Suyun kendisine yol bulduğu yatağına dağlardan eriyen karlar ve buzlar veya yağmur suları yüzeyden,çay ve dere olarak, bu ana kola katılırlar ve nehirlerin,akarsuların oluşmasına katkı sağlarlar.. Dünya yüzeyinin şekillenmesi açısından en önemli pay hiç şüphesiz akarsulara aittir. Yüzeydeki sularının bir yatak içinde toplanıp akmasıyla oluşurlar. Akarsuyun doğduğu yere akarsu kaynağı, döküldüğü yere akarsu ağzı denir. Akarsular küçükten büyüğe doğru dere, çay, öz, ırmak ve nehir şeklinde sıralanırlar. Bir akarsu irili ufaklı birçok kola ayrılmıştır. Bunlar hep beraber bütün bir sistemi oluştururken, kollardan en bol su ile devam etmekte olan ana akarsudur. - Akarsuların, küçüklerine dere denir. Büyüklerine ise cay, nehir denir. - Akarsuyun, çıktığı yere kaynak. Akarsuyun aktığı yere yatak denir. - Akarsuyun birim zamanda aldığı yola akarsuyun hizi denir. Bu hız mualine denilen ölçülür.     DEBİ:Bir akarsuyun aktardığı su miktarına Debi denir     ... Devamı

ANKARANIN COĞRAFİK YAPISI VE DAĞLARI NEHİRLERİ

2011-03-24 20:56:00

Fiziki Yapı Ankara ili Orta Anadolu yaylasının kuzeyinde, İç Anadolu’nun yukarı Sakarya bölgesinde yer alır. Dünyanın nüfusu ve kapladığı yer bakımından en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir. Bozkırda modern bir başkenttir. Ortalama yüksekliği deniz seviyesine göre 900-1000 metredir. Ovaları azdır, platoları ve dağları yüzölçümünün % 80’ini teşkil eder. Ovaları ise yüzölçümünün % 15’ine yakındır. Platolardaki ormanlık saha gittikçe artmakta ve 300 bin hektara yaklaşmaktadır. Dağları: Dağları çok yüksek olmayıp, en yüksek dağı 2034 metre ile Yıldırım Dağıdır. Kuzey kısmı diğer yönlere göre daha yüksek ve dağlıktır. Bu kısmını Batı Karadeniz bölgesinden gelen Köroğlu dağları kaplar. Ankara’nın başlıca dağları şunlardır: İdris Dağı (1992 m), Aydos Dağı (1879 m), Abdüsselam Dağı (1610 m), Elma Dağ (1761 m), Mire Dağı (1635 m), Dinek Dağı (1742 m), Hızır Dağı (1688 m), Çile Dağı (1440 m), Yıldırım Dağı (2035 m). Ovaları: En geniş ovası 300 km uzunluğunda ve 10-15 km genişliğinde Ankara Ovasıdır. Doğusunda Hüseyingazi Dağı ve yaylası vardır. Çubuk ovası 20 km uzunluğunda ve 15 km genişliğindedir. 300 kilometrelik bir yer kaplar. Haymana Ovası ve yaylası, Mürted Ovası, 20 km uzunluğunda ve üç kilometre genişliğinde bir ovadır. Mühim vadileri ise Balaban Deresi, Kılıçözü (Çoraközü ve Boraközü), Kızılırmak, Sakarya, Hamamözü, Kızılözü ve Çoruközü vadileridir. Akarsuları: Ankara, doğuda Kızılırmak ve batıda Sakarya nehirlerinin çizdiği kavisler içinde bulunur. Diğer akarsular ise, bu nehirlerin kollarıdır. Sakarya: Eskişehir’in Çifteler kazasının yakınlarında çıkan Sakarya Nehri, Polatlı ilçesi sınırları ... Devamı

OKYANUS AKINTILARI VE İKLİME ETKİSİ

2011-03-24 19:31:00

Gezegenimizin güneşten gelen enerjiden elde ettiği ısı kazancı sabit bir değer olmasına karşın, enlemler ya da çeşitli enlem kuşakları tek tek ele alındığında bu durum farklıdır. Buna göre, alçak enlemlerde (ekvatorda ve tropiklerde) bir net enerji kazancı, yüksek enlemlerde (kutuplar ve çevrelerinde) bir net enerji kaybı, buna bağlı olarak da bir enerji açığı vardır.Bu dengesizlik veya enerji açığı, büyük rüzgar sistemleri ve okyanus akıntılarının hareketleri ile dengelenir. Yüzey Akıntılarının Oluşumu Okyanus akıntısı, okyanus yüzeyindeki yatay su hareketi olarak tanımlanabilir. Geniş ve sürekli okyanus akıntıları, atmosfer ve okyanusun ekvatoral ve tropikal bölgelerden kutup bölgelerine enerji taşınmasının göstergesidir. Küresel ölçekte, geniş okyanus akıntıları üç büyük okyanus havzasının sınırını çizen anakaralarla sınırlanmıştır. Okyanus havzalarının yaklaşık 30° kuzey ve güney enlemleri çevresinde (subtropikal bölgeler) geniş bir akıntı dairesi bulunur. Atlas (Atlantik) ve Büyük (Pasifik) okyanusların kuzeyinde yaklaşık 50° enlemi dolayında ise, daha küçük akıntı daireleri oluşur. Güney Yarımkürede okyanusları sınırlandıran geniş kara kütleleri bulunmadığı için, bu kapalı okyanus akıntısı sistemleri orada gelişmez. Tüm okyanus havzalarında ekvatorun her iki yanında, iki adet batıya akan (doğulu) akıntı vardır. Bunlar, Kuzey Ekvatoral ve Güney Ekvatoral akıntılardır (Şekil 1). Bu akıntılar günde 3-6 km hızla akmakta ve genellikle okyanus yüzeyinde ancak 100-200 m derinliğe kadar etkili olmaktadır. Doğuya doğru akan (batılı) Ekvatoral Karşı Akıntı ise, Kuzey ve Güney Ekvatoral akıntıların batıya taşıdığı suyun bir bölümünün geri dönüşünün bir sonucudur. Ekvat... Devamı

ORMANIN DOĞAYA FAYDALARI NELERDİR

2011-02-02 13:02:00

ORMANLAR OKSİJEN KAYNAĞIDIR.   * Kuşkusuz ormanların en önemli faydası oksijen kaynağı olmasıdır. Bitkiler fotosentez yolu ile havadan karbondioksiti alır; havaya oksijen verir.   * Havada % 21 oranında oksijen bulunmaktadır. Bu miktarın % 56’sını ormanlar üretir. Kentlerimizde bu oranlar daha düşüktür.   * 40 kişinin bir saatte havaya verdiği karbondioksiti yetişkin bir çam ağacı 1 saatte oksijene dönüştürür.   * 1 Hektar çam ormanı havadaki 36.4 ton tozu süzer.   * 1 Hektar çam ormanı yılda 30 ton oksijen üretir. SU VARLIĞINI KORUR VE DÜZENLER.   * Ormanlar, bitkiler ve hayvanlar için doğal bir su şebekesi gibidirler. Kar ve yağmur biçimindeki yağışı ağaçlar; yaprakları, dalları, gövdesi ve kökleri ile tutarak, sellerin, taşkınların olmasını önler. Ayrıca yeraltı sularının oluşmasına yardım eder.   * Ormanlar barajların ekonomik ömrünü uzatır, doğal afetleri önler, ülke ekonomisine katkıda bulunur.   * Yetişkin bir kayın ağacı kökleriyle 10 ton su tutabilir.   * Ağaçlar yağmurların yeryüzüne direk inmesini, akıp gitmesini önler. Yağmur sularını havzada tutarak korurlar. EREZYONU ÖNLER   * Erezyon tanım olarak bitki örtüsü tahrip olmuş eğimli arazilerdeki toprağın, bulunduğu yerden; yağışlar, sel suları, çığ, rüzgar gibi etkenlerle aşınması ve taşınmasına denir.   * Ülkemizde her yıl 500 milyon ton toprağımız erezyonla kaybolmaktadır.   * 1 cm kalınlığında bir toprağın oluşması için 400 yıl gereklidir.   * Ülkemizde erezyon Avrupa’dan 12 kat fazladır.   * Bugün ülke topraklarımızın % 83’ünde erezyon devam etmektedir. KULLANDIĞIMIZ ODUNUN ANA KAYNAĞIDIR   * Ağaçlar her yıl belli b... Devamı

TÜRKİYENİN KARAYOLLARI VE BÖLGELER HARİTASI

2010-12-21 11:10:00

  1. Bölge - İstanbul 3. Bölge - Konya 5. Bölge - Mersin 7. Bölge - Samsun 9. Bölge - Diyarbakır 11. Bölge - Van 13. Bölge - Antalya 15. Bölge - Kastamonu 2. Bölge - İzmir 4. Bölge - Ankara 6. Bölge - Kayseri 8. Bölge - Elazığ ... Devamı