AYAK MANTARI NEDİR TANISI TEDAVİSİ

2013-10-11 10:52:00

    AYAK MANTARI NEDİR TANISI TEDAVİSİ Vücut yüzeyinde dermatofitler denilen, cildin üst tabakası, tırnak ve saç gibi yerlerde üreyen, küf benzeri mantarlarla infeksiyon olmasıdır. Geçiş genelde insandan insana veya hayvandan insana olabilir.   Nedeni Mantar infeksiyonu her yaşta olabilir. Tinea capitis ( saç mantarı ), tinea cruris ( kasık mantarı ) ve tinea pedis ( ayak mantarı ), tinea barba ( sakal ), tinea unguim ( tırnak ) özel mantar infeksiyonlarıdır.   Şikayetler Etkilenen bölgede kaşıntı, cilt lezyonları ve kızarıklık, halkasal şekilli lezyonlar, koyu veya açık renkli değişik alanlar gibi belirti ve şikayetlere neden olabilirler. Tanı ve tedavi Tanı esas olarak cildin görünümüne göre konur. Bazı mantarlar özel bir mavi ışıkla karanlık odada incelenirse floresan verirler. Kesin tanı mikroskopla alınan parçaların incelenmesi ile konur. Ciltten alınan kazıntı ayrıca laboratuara gönderilerek kültürde üremesi değerlendirilebilir. Tedavide kişisel bakım çok önemlidir. Deri temiz ve kuru tutulmalıdır. Ciddi ve uzun süreli infeksiyonlarda hekime başvurulmalıdır. Hekim sizin için ağızdan kullanılan veya cilde sürülen ilaçlar önerebilecektir. Tedavi edilmediği zaman üzerinde bakterilerin üremesi ile ikincil bakteriyel infeksiyonlar olabilir.   Önlem Genel olarak iyi temizlik şartları infeksiyonu önlemeye yardımcıdır. Mantarlar bulaşıcı olduğu için elbise, saç fırçası veya kişisel kullanılan gereçler risk grubunda olan veya mantar geçiren insanlarla paylaşılmamalıdır. AYAK MANTARI   Atlet ayağı olarak da adlandırılan bu mantar infeksiyonu, vücudumuzda zaten bulunan mantarların uygun ortamda hızla çoğalıp infeksiyona neden olması ile ... Devamı

İlişkilerdeki Ten Uyumu Sorunu Nedir

2013-05-14 12:57:00

  Nedir bu ten uyumu Çiftlerin sevgisi, aralarındaki iletişimin sağlıklı olması ya da güven duygusu ne kadar sağlam olursa olsun, eğer cinsel hayatlarından sıkıntı varsa, o evliliğin uzun ömürlü ya da mutluluk çerçevesinde sürebilmesi zorlaşıyor. Üstelik sorun, erken boşalma, ereksiyon sorunları, vajinismus gibi tedavisi mümkün olan bir sıkıntı değilse ve sorunun adı ten uyumu ise çiftleri zorlu günler bekliyor demektir. Cinsel Hayatın Mutlu Evliliklere Katkısı Yüreklerde sonsuz sevgi ile başlayan evliliklerde, eşlerin cinsel yaşamlarının ne kadar duyurucu olup olmadığı son derece önemli. Bazı araştırma sonuçlarına göre, yüzde 70, bazılarına göre ise yüzde 80 gibi ciddi oranlara varan, çiftlerin cinsel hayatlarının evliliğe yansıması, hiç kuşkusuz olağanüstü bir önem taşıyor. Ten Uyumsuzluğu “İlk Gece Korkusu” ile Karıştırılıyor Bazı rahatsızlıklar, semptomları nedeniyle başka rahatsızlıklarla karıştırılabiliyor çoğu zaman. Panik atağın, kalp krizi ile beyindeki urların migren ile karıştırılması gibi. Başta hekim için ayırdı zorlayıcı olsa da, kısa sürede gerçek tanı konuluyor. Ten uyumsuzluğunda da durum böyledir. Ten uyumsuzluğu ilk bakışta, “ilk gece korkusu” sanılabiliyor. Her iki durumda da belirtiler; *Korku, *Kaygı bozukluğu, *Eşin kendisine dokunmasına tepki, *Eşe dokunmak istememek, *Erkekte güvensizlik duygusu, *Kadında isteksizlik, *Uyku halinde bile diğer eşin dokunmasına içgüdüsel tepki. Tenlerin Kimyası Var mı? Neden bazı eşler birbirine dokunmadan duramazken, bazıları dokunmamak için köşe bucak kaçarlar? Neden bazı çiftler, eşleri olmadan tek başına uyuyamazken, bazıları aynı evin içinde ayrı yerlerde uyurlar? Bu soruların tek bir yanıtı ... Devamı

Öpüşmenin faydaları ve sağlığımız Üzerindeki Etkileri

2013-05-12 06:31:00
Öpüşmenin faydaları ve sağlığımız Üzerindeki Etkileri |  görsel 1

  Öpüşmek duygularımızı yansıtmanın en güzel yolu! Sağlığımızı nasıl etkiliyor merak ediyor musunuz? Her sabah eşini öperek uğurlayan insanlar diğerlerine oranla 5 yıl daha fazla yaşıyor. Öpüşmek ve öpmek öz güven için vazgeçilmez bir yol. Kendinizi mutlu ve ruhen huzurlu hissetmek için sadece öpüşün. Öpüşmek kalori yakımına yardımcı olur, her dakika da 2-3 kalori yakılır ve metabolizma hızınız iki katına çıkar. Yapılan araştırmalara göre günde 3 kez öpüşüldüğünde(en az 20 saniye boyunca) bir günde 200-300 gr kaybetmiş olacaksınız. Öyleyse öpücük diyetine başlayabilirsiniz. Öpüşmek vücuttaki tüm stresi alır, gerilimi azaltır ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Medikal araştırmalara göre öpüşmek stres hormonu olan “kortisol”ün salgılanmasını azaltır. Öpüşme sırasından yüzünüzde bulunan 30 adet kas çalışır. yüz kaslarınızın esneklik kazanız ve sarkan yanakların ilacı öpüşmektir. Öpüşme sırasında kan akışı hızlanacağından yaşlılık belirtileri de erken yaşta ortaya çıkmayacaktır. Sık öpüşen çiftlerde mide, idrar yolu ve kan enfeksiyonları daha az görülmektedir. Çiftler birbirine geçirdikleri yararlı bakteriler sayesinde bağışıklık sistemlerini güçlendirmektedir. Öpüşme sırasında tükürük içerisinde bulunan gizli antibiyotikler aktarılır. Ayrıca tükürükte ağrıyı azaltan doğal bir ağrı kesici de bulunmaktadır. Öpüşmek endişeyi azaltır ve oksitosin seviyesini artırır. Oksitosin huzur sağlayan yatıştırıcı bir hormondur. Öpüşme sırasında meydana &c... Devamı

Kahvenin Sağlımıza Faydaları Kanıtlandı

2013-05-08 21:42:00

Günlük iki fincayı geçmeyen kahve tüketiminin karaciğer düzensizliğine iyi geldiği ortaya kondu. Alman Aachen Üniversitesi uzmanlarının son araştırmasıyla kahvenin faydalı olduğu bilimsel açıdan ortaya konulmuş oldu. Ancak uzmanlar günlük kahve tüketiminin bir iki fincanı geçmemesi gerektiğini vurguladı. Dünyada en bilinen içeceklerden biri kahve. Sadece Almanya'da nüfusun yüzde 87’si 15 yıldan beri düzenli olarak kahve içiyor. Günümüzde kahve çoğu insan için vazgeçilmez öneme sahip. Sabahları güne başlamak, uyanık kalmak ya yemeklerden sonra, arkadaş sohbetlerinde ya da sadece keyif için kahve içiliyor. Ancak tarihi uzun yıllara dayanan kahvenin tek özelliği, tadı ve hoş kokusu değil. KARACİĞER İÇİN FAYDALI Deutsche Welle'in internet sitesinde yer alan Ingo Wagner imzalı habere göre Amerikan Sağlık Bakanlığı'na bağlı Ulusal Sağlık Enstitüsü uzmanları geçtiğimiz yıllarda, kronik karaciğer hastalarının düzenli olarak kahve tükettiklerinde karaciğerlerindeki düzensizliğin daha ağır bir seyir izlediğini ortaya çıkardılar. Ancak uzmanlar bunun sebebini tespit edememişlerdi. Alman Aachen Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli bir uzman ekip uzun süren araştırmalar sonucunda kahve ve kronik karaciğer hastalıkları arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardı. Araştırma ekibinin başkanı Dr. Olav Gressner vardıkları sonucu “Günde bir ya da iki fincan kahve içen karaciğer hastalarında hastalığın daha yavaş bir seyir izlediğini gösteren araştırmalar vardı. Ancak biz şimdiki araştırmamızla bunun sebebinin çok büyük ihtimalle kafeine dayandığını ortaya koymuş olduk” şeklinde aktardı. Uzmanlar kafeinin karaciğer hücrelerindeki etki mekanizm... Devamı

Hiperaktive Dikkat Eksikliği Tanısı Ve Tedavisi

2013-05-08 21:39:00

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda Tanı ve Tedavi Yöntemleri Dikkat Eksikliği-Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu belirtileri ve tedavisi hakkında Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı’nın bir makalesini buldum: Dikkat Eksikliği - Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Bozukluğu, bireyin akademik başarısı, aile hayatı, sosyal ilişkileri ve benlik saygısı üzerine çeşitli olumsuz etkileri olan ve oldukça sık görülen psikiyatrik bir bozukluktur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun çocuk ve ergenlerde görülme sıklığı %5-10, erişkinlikte %4 civarındadır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun en sık gözlenen temel belirtileri şunlardır:  - Hareketlilik - Dikkat eksikliği - Dürtüsellik Bozulukta her üç belirti birada görülebileceği gibi, dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) özellikle dikkatsizliğin ön planda olduğu ve hiperaktivite ve dürtüselliğin ön planda olduğu alt tipler şeklinde kendisini gösterebilir. Bir kişide Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ( DEHB ) varlığından söz edebilmek için, bu belirtilerin 7 yaştan önce başlamış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, sürekli olması ve kişinin günlük yaşamını etkileyecek boyutta olması gerekir. DİKKAT EKSİKLİĞİ Dikkat Eksikliği ifadesinden kastedilen aslında dikkatin olmaması değil daha ziyade dikkati belli bir süreyle özellikle zihinsel uğraşı gerektiren ders çalışma, problem çözme veya çocuk için çok da eğlenceli olmayan bir görev esnasında kendisini gösteren bir konsantre olamama durumudur. Dikkat eksikliği - dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar tam tersi eğlenceli, ilgilerini &cc... Devamı

YAZ MEVSİMİNİN ÖZELLİKLERİ VE SAĞLIĞIMIZA ETKİLERİ

2013-04-16 11:34:00

    Yaz, en sıcak mevsimdir. Kuzey Yarım Küre'de en uzun günler yazda gerçekleşir. Dünya ısıyı depo ettiği için en sıcak günler genellikle yaklaşık iki ay sonra ortaya çıkar. Sıcak günler Kuzey Yarım Küre'de 21 Haziran ile 22 Eylül arasında, Güney Yarım Küre'de ise 22 Aralık ile 21 Mart arasındadır.Yaz mevsimi insanlar, tabiatın çoğu güzelliklerinden faydalanma olanağı bulur. İnsan sağlığına büyük faydası bulunan ve kemiklerin gelişmesi için gerekli olan D vitamini, güneş ışınlarından alınır. Yazın insanlar cildine ve bazı hastalıkların iyi gelen deniz suyu ve deniz kumundan faydalanılırlar. Güneş banyoları romatizmalar için çok faydalıdır. Güneşin kuvvetli ışınları birçok hastalıkları yok eder ve iyileştirir. Meyvelerin, sebzelerin ekserisi bu mevsimde yetişir. Türkiye'de insan gıdasının büyük bir kısmını tutan; buğday, arpa, mısır ve yulaf gibi hububatlar bu mevsimde toplanır ve ambarlanır. Bu mevsimde araziler gelecek ekim dönemine hazırlanır. Yazın aşırı ve kavurucu sıcaklığından da sakınmak gerekir. Uzun süre başı açık kalmak, aşırı güneş banyosu yapmak, cilt ve insan sağlığı için çok tehlikelidir. Serinletici içecekler içmede de aşırı gidilmemelidir. Bu mevsimde yiyecek ve içeceklerin yanında giyeceklere de dikkat etmek gerekir. Yazları ter emici, rutubet çekici pamuklu giyecekler tercih edilip, naylon ve buna benzer giyecekler giyilmemelidir.  ... Devamı

MEYVELER KANSER YAPAR MI

2012-12-08 23:14:00

Kanser ve Beslenme üzerine Avrupa Araştırmaları(European Prospective İnvestigation İnto Cancer and Nutrition) tarafından yeni yapılan büyük bir araştırma ile meyve ve sebzeler incelendi. 200 bin insan üzerinde yapılan araştırmada, meyve ve sebze ile beslenmenin kanser riskini azaltma konusunda hiç bir bağlantısının olmadığı ortaya çıktı. Aynı şekilde Kanada Tıp Birliği Dergisi  yayınladığı bir derlemede içinde kimyasal bulunan greyfurtların bazı ilaçlar ile ölümcül etkileşimleri konusunda uyardı. Ve bazı elma sularının alınan ilaçların etkisini azalttığı ortaya kondu. İngiltere Kanser Dergisi(British Journal of Cancer)'ne göre greyfurt, ayrıca meme kanseri riskini artırıyor. Menopoz geçirmiş 500.000 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada günde çeyrek meyve yiyen bir kadının yüzde 30 oranında meme kanseri riski artmıştır.   Devamı

Sarımsağın Faydaları ve Sarımsaktaki Vitaminler

2012-01-13 21:52:00

SARIMSAĞIN FAYDALARI VE TARİHİ Latince adı 'Allium Sativum' olan Sarımsak, yüzyıllardan beri bütün dünyada hem sofraların vazgeçilmez bir yiyeceği olarak, hem de çeşitli hastalıklar için şifa amacıyla kullanılıyor. Anavatanı Hindistan olan ve mutfağımızdan eksik etmediğimiz Sarımsağın tarihi, insanlık kadar eski. SARIMSAĞIN TARİHİ Arkeolojik kayıtlardan, tarihin ilk çağlarında Sümerler'in, Sarımsağı bildikleri ve ilaç olarak kullandıkları anlaşılırken, eski Mısırlılar'ın da sarımsağı yedikleri ve ilaç olarak kullandıkları belirtiliyor. Tarihi kayıtlardan, Gizek Piramidi'ni yaptıran Firavun Keops'un (IV. Hanedan) inşaat sırasında işçilere bol miktarda yedirdiği sarımısağın, İsrail oğulları tarafından Mısır'dan Filistin'e getirildiği, oradan Anadolu ve İyonya'ya yayıldığı biliniyor. Haçlı seferleri sırasında ilk defa Fransa'ya getirilen ve bu şekilde Avrupa'nın öğrendiği sarımsak, bugün dünyanın her tarafında yetiştiriliyor. Sarımsak Vitamın Deposu Sarımsağın bileşiminde şekerler, vitaminler (A, B, C), kükürtlü bir uçucu yağ ve içerisinde bol olarak allil sülfür bulunuyor. Sarımsağın özel kokusu ve tadı bundan ileri geliyor. Sarımsağın ihtiva ettiği yağ olan 'Oleum allicine', 1944 senesinde J. Cavallito ve J. Bailey adlı iki bilim adamı tarafından keşfedilmiş. Bu yağın 1 miligramı, 15 OE penisilinin aktivitesine eşit kıymetli bir deva. Salgın Hastalıklara Karşı Kalkan Uzmanlar, Sarımsağın, salgın hastalıkların yayılmasını engelleyen en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Mikroplarla iç içe yaşayan, kontrolsüz yiyecekleri tüketen, kanalizasyonların yollara aktığı gecekondu mahallelerinde yaşan insanların salgın hastalıklarla karşılaşmamasının en büyük sebebi, Sarımsak ... Devamı

ÇOCUK BESLENMESİ İÇİN TEMEL GIDALAR

2012-01-02 19:53:00

ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ İÇİN 10 GEREKLİ GIDA   1. Tatlı patates: Büyük bir besin kaynağı olan tatlı patatesin tadı da çok güzel. Bu sağlıklı ve lezzetli sebze, potasyum, C vitamini, lif, folat, A vitamini, kalsiyum ve demir içeriyor. Dünyadaki en besleyici yiyeceklerden biri olan tatlı patates, şeker hastaları için de iyi bir seçenek, çünkü kan şekerini dengelemeye yardım ediyor. 2. Brokoli: Bilindiği gibi lifle dolu olan brokoli, gelişmekte olan çocuklar için en iyi gıdalardan birisi. Brokoli aynı zamanda vitamin ve mineral deposu. Çocuğunuzun görmesine ve hücre hasarından korunmasına yardım ediyor. Brokoliyi çiğ yiyerek çocuğunuz alması gereken tüm besinleri kazanıyor. Eğer çocuğunuz brokoli sevmiyorsa, gizlice yemeklerine katabilirsiniz. Ya da brokoliyi az yağlı salataya ve dip soslara ekleyebilirsiniz çocuklarınıza bu sebzeyi sevdirebilirsiniz. 3. Tam tahıllar: Ekmekte, krakerlerde ve yulaflı kahvaltılıklarda bulunan tam tahıllı yiyecekleri çocuklar sever. Bu gıdalar folik asit, çinko, demir ve B vitamini bakımından zengindir. Ayrıca bazıları D vitamini ve kalsiyum ile de zenginleştirilmiştir. Kalp hastalığına karşı şimdiden çocuklarınıza tam tahıllı yemekleri vermeye başlayın. Ancak, doymamış yağ yani trans yağ içeren krakerlerden uzak durun. Hazır aldığınız krakerlerde, gevreklerde paketlerin arkasındaki içerikleri mutlaka okuyun. 4. Peynir: Peynir çocuklar için süper bir yiyecektir, çünkü çocuklar peyniri çok sever. Kalsiyum, protein ve B12 vitamini bakımından zengin olan peynir, kemik oluşumunda çok önemli bir mineral olan fosfor içeriyor. Ayrıca, araştırmalar yemeklerden sonra peynir yemenin diş çürüklerini önlediğini gösterdi. Çocuklarınıza peynirli sandvi... Devamı

GÜNEŞ ÇARPMASI VE BELİRTİLERİ NEDİR

2011-08-13 21:23:00

Sıcak çarpması belirtileri nelerdir? Yüksek derece isi ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar. Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır: • Adale krampları • Güçsüzlük, yorgunluk • Bas dönmesi • Davranis bozuklugu, sinirlilik • Solgun ve sıcak deri • Bol terleme (daha sonra azalır) • Mide kramplari, kusma, bulantı • Bilinç kaybı, hayal görme • Hızlı nabız Sicak çarpmasinda ilkyardim nasıl olmalıdır? • Hasta serin ve havadar bir yere alinır, • Giysiler çıkarılır, • Sirt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir, • Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı yada soda içirilir. Sicak çarpmasında risk gruplari var mıdır? Sicak çarpmasi için özel bir risk grubu bulunmamakla beraber, diger hastalik yada yaralanmalar için hassas olan kisiler, sicaktan da diger kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu kisiler; • Kalp hastaları • Tansiyon hastaları • Diyabet hastaları • Kanser hastaları • Normal kilosunun çok altinda ve çok üzerinde olanlar • Psikolojik yada psikiyatrik rahatsizlığı olanlar • Böbrek hastaları • 65 yas üzeri kisiler • 5 yas alti çocuklar • Hamileler • Sürekli ve bilinçsiz diyet uygulayanlar • Yeterli miktarda su içmeyenler Sicak yaz günlerinde sicak çarpmasindan korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir? • Özellikle şapka, günes gözlügü ve semsiye gibi güneş ısıgından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır, • Mevsim sartlarina ... Devamı

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI GÜNDE ÜÇ GRAM

2011-07-09 00:35:00

Üzüm çekirdeğinde bulunan antioksidanlar, kalp-damar hastalıklarına karşı ciddi birÜzüm çekirdeğinde bulunan antioksidanlar, kalp-damar hastalıklarına karşı ciddi bir koruma sağlıyor. - Güçlü antioksidanlar, iyi kolesterolün (HDL) yükselmesine, kötü kolesterolün (LDL) düşmesine yardımcı oluyor. Böylelikle, kalp krizi riski azalıyor. - Bağışıklık sistemini güçlendirerek, hücrelerin kanserden korunmasına yardımcı oluyor. - Egzama gibi döküntülü cilt hastalıklarında vücuda destek oluyor. - Gözün kılcal damarlarındaki kan dolaşımını güçlendiriyor. Böylece, katarakt gibi göz hastalıklarının ilerlemesinin yavaşlamasına yardımcı oluyor. - Burun akıntısı, burun tıkanıklığı gibi çeşitli alerjik reaksiyonların azalmasına yardımcı oluyor. GÜNDE ÜÇ GRAM. Hem yanma derecesi yüksek, hem de doğal üretildiğinde çekirdekle aynı yararlara sahip olan bu yağ çeşidi, şarap yapımından artan cibreden elde ediliyor. Omega-6 ve E Vitamini içeren üzüm çekirdeği yağındaki iyi kolestrol (HDL) New York Sağlık Bilimi Merkezi’nde Eyalet Üniversitesi araştırmacı kardiyologu Dr. David Nash tarafından araştırıldı. Bu araştırmaya göre üzüm çekirdeği yağından günde sadece üç gram kullanan bir kişide, iki hafta içinde yüzde 13-14 oranında HDL artışı olduğu görüldü..  koruma sağlıyor. - Güçlü antioksidanlar, iyi kolesterolün (HDL) yükselmesine, kötü kolesterolün (LDL) düşmesine yardımcı oluyor. Böylelikle, kalp krizi riski azalıyor. - Bağışıklık sistemini güçlendirerek, hücrelerin kanserden korunmasına yardımcı oluyor. - Egzama gibi döküntülü cilt hastalıklarınd... Devamı

ÇOCUĞUN BOY UZUNLUĞUNU ETKİLİYEN NEDENLER

2011-04-02 18:31:00

Her anne baba için çocuğunun boyu merak konusudur. İşte bu yüzden yaşıtlarıyla kıyaslar, çoğu zaman da bizzat ölçerek uzamasının normal olup olmadığını anlamaya çalışır. Elde ettiği sonuçları değerlendirerek de yetişkinlik döneminde boyunun ne kadar olacağını hesaplarlar. Oysa boy uzamasında asıl etken genetik faktörler. Bunun yanısıra, beslenme, düşük doğum kilosu, geçirilen ağır enfeksiyonlar gibi pek çok etken de etkileyici sayılıyor. Uzmanlar çocuklarda boy uzamasının doğumdan ergenliğe kadar her yıl en az 5 cm olması gerektiğini belirtiyorlar. Çocuğunuzun boyu ile ilgili merak ettikleriniz hakkında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Büyüme-Gelişme ve Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Günöz ile görüştük. Çocuklarda Boy Kısalığının Nedenleri -Anne babanın boylarının kısa oluşu (genetik) -Annenin düşük gebelik kilosu -Bebeğin düşük doğum kilosu -Anne sütünden mahrum kalma -Dengesiz ve yetersiz beslenme -Geçirilen ağır enfeksiyon ve hastalıklar -Sevgisiz bir ortamda yaşamak -Ağır işlerde çalışmak zorunda kalmak -Futbol, barfiks, halter gibi sporlarla uğraşmak -Büyüme hormonu eksikliği -Ergenliğe erken girme Çocuğunuzun Boyunun Daha Uzun Olması İçin -Hamilelikte gerekli protein, vitamin ve mineralleri mutlaka alın. -Onu en az bir yıl emzirin. -Her gün bir litre süt içirin. -Gelişme döneminde yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayın. -Basketbol, voleybol ve yüzme gibi sporlara yönlendirin. -Ne çok kilolu ne çok zayıf; ideal kiloda olmasını sağlayın. -Sevginizi hissetmesinin onun büyümesini olumlu yönde etkilediğini unutmayın. Çocuklar yılda ka&ccedi... Devamı

PROSTAT NEDİR BELİRTİLERİ

2011-03-25 11:00:00

Belirtiler: 1- İdrar belirtileri: İdrar yolları tıkanma derecesine göre belirtiler verir. Önceleri idrar çapı azalır ve idrar akımı yavaşlar. Ayakta veya oturarak idrar yaparken hasta ileriye doğru idrarını yapamaz. İdrar kesik kesik gelir. İdrar damlalar halinde akar. Tuvaletten dönüşte tam rahatlama yoktur. Mesanede hala idrar varmış hissi olur. İdrar gelmesi için bir miktar beklenir. İdrar yapma yavaşladığı için idrar yapma süresi uzar. Mesanede idrar kaldığı için idrar varmış gibi olur. Sık sık idrara çıkılır. İdrarda kanamalar meydana gelir. Tabloya iltihapta karışırsa şikayetler daha çok artar. Gece idrar kalkmalar olur. Normal insan geceleyin ya idrara çıkmaz veya bir defa kalkabilir. Fakat prostatı büyüyen hastada 3 den fazla gece idrara kalkma olur. 2- Genel Belirtiler: İdrarın tam yapılmaması sonucu böbrekler kadar varan bir idrar durgunluğu vardır. Bu nedenle bele vuran ağrılar meydana gelir. Kanda üre yükseleceği için buna bağlı belirtiler gelişir: Bulantı, kusma, uyku hali, kilo kaybı olur. İdrar kesesi çok şişecek olursa karın alt tarafında şişkin olarak ele gelir. Üzerine bastırılırsa idrar kaçırması olur. 3-Laboratuar bulguları: İdrarda kanama veya iltihap hücreleri görülür. Kanada üre ve kreatinin artmıştır. 4- Rotgen Tetkiki: Düz böbrek filmi fazla bir şey göstermezse de ilaçlı film idrar kesesinin doluluğunu prostatın büyüklüğünü ve hepsinden önemlisi artık idrarı gösterir. Film çekildikten sonra hasta idrar yaptırılır ve tekrar flim çekilir. Bu son filmde ne kadar idrar kaldığı görülmüş olunur. (Artık idrar) 5- Sistoskopi: İdrar yolundan sokulan ışıklı bir aletle idrar kanalına ve mesane içerisine bakılır. 6- Ultrasonografi: Bu tetkikte prostatın büyüklüğünü ve a... Devamı

SERUM NEDİR VE NASIL ELDE EDİLİR

2010-11-24 13:45:00

Serum; kanın pıhtılaşması ve homojen yapısını kaybetmesiyle, fibrinojen ile kan pulcuklarının (platelet) birleşerek, koyu renkli bir pıhtı kütlesi halinde birleşmesiyle geride kalan açık renkli sarımsı sıvıya verilen addır. İçinde kan hücreleri ve pıhtılaştırıcı plazma proteinleri olmayan serumun kan plazmasından farkı, içinde pıhtılaşma faktörlerinin olmayışıdır. Bazen hayvanların (öz. atlar) kan serumundan yararlanılarak, bulaşıcı hastalıklardan korunmak için koruyucu aşılar elde edilir. Hayvana belirli bir hastalığın mikrobu verildiğinde bu hayvanın kanında antikor denilen özel maddeler oluşur ve bu sayede hayvan bu hastalığa karşı bağışıklık kazanır. Bu bağışık serum insana enjekte edildiğinde o hastalığa karşı insan da bağışıklık kazanmış olur. Devamı

SAÇ HASTALIKLARI DÖKÜLME KEPEK VE TEDAVİLERİ

2010-11-24 12:22:00

Saçlı Deride Kepeklenme, Mantar, Saç Kıran Hastalar genellikle saçlı deride kaşıntı, kepeklenme, yara, saç dökülmesi ve seyrekleşmeden şikayet ederler. En çok kaşıntıya sebep olan hastalıklar; saçlarda bitlenme, saç ekzemaları ve diabetes mellitus yani şeker hastalığıdır. Kepeklenmeye sebep olan hastalıklar ise; saç ekzaması, sedef hastalıkları, sinirsel ekzama ve mantar hastalığıdır. Saç dökülmesi ve seyrekleşmesi yaygın ve bölgesel olarak karşımıza çıkar. Yaygın saç dökülmesine neden olan hastalıklar arasında özellikle; ateşli hastalıklar, demir-protein-çinko eksikliği, tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında), gebelik, şeker hastalıkları, karaciğer ve böbrek hastalıkları, anemi, zayıflama için aşırı diyet yapma, kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı, merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres yer alır. Bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer (androgenetik alopesi) mevcuttur. Bu duruma en çok over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler sebep olabilirler. Bu nedenlerden dolayı androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır. Yaygın saç seyrekleşmesi ve dökülmesinin yanı sıra bazen bölgesel saç dökülmesi de olabilir. En sık rastlanan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saç kıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve sürekli bir bölgeden saç koparılması sayılabilir. Saç kıran, mantar hastalığı ve dönüşümü olmayan dökülmeler Saç kıran, birkaç mm ile 1-2 cm. çapında yuvarlak bir alanda ani saç dökülmesi şeklinde karşımıza çıka... Devamı

SÜLÜK TEDAVİSİ NEDİR

2010-11-12 16:07:00

Sülükle tedavi anlamına gelen Hirudoterapi, antik çağlardan beri hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Sülük tedavisi ile ilgili ilk kaynaklar MÖ. 15. yüzyılda yaşamış Babil'li hekimlere kadar gitmektedir. Yine MÖ. 3. yüzyılda Mısır hekimlerinin vazgeçilmez tedavi yöntemleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Ayrıca MÖ. 2. yüzyılda Ege kıyılarında yaşamış olan hekim Nikandros, MS. 1. yüzyılda Yunan hekim Pliniy ve  MS. 2. yüzyılda yaşamış olan Galen sülük tedavisi uygulamışlardır. İbn-i Sina'nın kitaplarında da sülük tedavisi yerini almıştır. Ne var ki, 20. yüzyılda doğadan elini çeken insanlık sülük tedavisini unutmuştur. Ta ki bundan birkaç on yıl önce Amerikalı araştırmacı Roy Sawyer sülüklerin potansiyel tedavi edici etkilerini ortaya koyup dünyanın ilk modern sülük üretim çiftliğini (Biopharm - İngiltere) kurana dek...  Bugün sülük tedavisi biyolojik etkileri açısından "benzeri olmayan" bir tedavi yöntemi olarak nitelendirilmektedir. Almanya'da 300'ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Amerika'da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000'den fazla üyesi vardır ve 2004'te Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve Avrupa'daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.  Peki gözleri ve işitme organları olmayan bu canlıları bu kadar değerli bir tedavi aracı haline getiren nedir? Sülükler, kan emerken vücuda kendi ürettikleri salgıyı verirler. Bu salgı şu ana kadar izole edilebildiği kadarıyla 100'e yakın biyoaktif madde içermektedir. Bu maddelerin bir kısmı kanın pıhtılaşmasını engellerken bir kısmı oluş... Devamı