SİHİRLİ GÖL MASALI

2013-12-14 11:18:00

  SİHİRLİ GÖL Bir varmış, bir yokmuş diye başlayan zamanlarda, Masallar ülkesi sirkinde yaşayan, bir Midilli ailesi varmış. Bu aile dört kişiymiş. Baba Midilinin ismi: Siyah Yele Anne Midillinin ismi: Sarı Yele. Büyük erkek tayın ismi: Kızıl Yele ve en küçükleri olan, kız tayın ismi Beyaz Yele imiş. Bu küçük atların, sirkte hayatları gayet mutlu geçiyormuş. Palyaçolar, aslanlar, ip üzerinde yürüyen cambazlar, ateş ve kılıç yutan adamlar, filler, akrobatlar, takla atan köpekler, maymunlar gibi bir çoğu bu büyük sirkte çalışıyormuş. Küçük atlar, sahipleri tarafından kendilerine öğretilen hareketleri yaptıkça seyirciler onları coşkuyla alkışlıyorlarmış. Sahipleri de onları ödüllendiriyormuş. Küçük atların, hayatları mutlu bir şekilde sürüp gidiyormuş. Bir akşam yine alev alev yanan çemberlerin içinden atlarken, ailenin en küçüğü olan, Beyaz yelenin ön ayağı yanan çembere takılmış ve yere düşmüş. Beyaz Yele, ayağa kalkmak için uğraşmış ama ayağa kalkamamış. Annesi, babası ve kardeşi, hemen yardımına koşmuş. Beyaz yele acı içinde yerde yatarken kişnemeye başlamış. Sahibi onu yattığı yerden zorla kaldırmış, veterinerin yanına götürmüş. Veteriner Beyaz Yele’nin ayağına bakmış ve ayağını kırmış demiş. Sahibi veterinere ne yapabiliriz, diye sormuş? Veteriner atların ayağı kırıldığı zaman kaynamadığını söyledikten sonra uyutmamız gerekiyor diye eklemiş. Sahibi o zaman gerekeni yap demiş ve ahırdan, üzgün bir şekilde dışarıya çıkmış. Veteriner yerde yatan Beyaz Yele’yi uyutmak... Devamı

BİLGE KRAL VE ÜÇ OĞLU MASALI

2013-10-29 12:51:00

  Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, okyanusun karşı kıyısında, mutlu insanların yaşadığı güneşin üzerinde batmadığı bir ülke varmış. Bu güzel ülkeyi adil, bilge bir kral yönetiyormuş ve bilge kralın üç tane oğlu varmış. Günlerden bir gün kral yaşlandığını ve tahtını oğullarından birisine bırakmayı düşünmüş. Bu fikrini oğullarına söylemek için onlarını huzuruna çağırmış: Çocuklarına ben iyice yaşlandım, belki yakında ölürüm, onun için içinizden birisinin kral olmasını istiyorum, demiş. Çocukları tek tek söz alarak, tahtın kendi hakları olduğunu söylemişler. Yaşlı kral oğullarına bu işi adil bir şekilde çözeceğini söyleyerek, onlardan zaman istemiş. Ben ölürsem, bunlar kral olmak için kendi aralarında savaşırlar. Bu huzurlu ülkeye felaket getirirler, diye çok endişelenmiş. Günlerce uykuları kaçmış, kara kara düşünmüş. Sonunda aklına parlak bir fikir gelmiş. Bu fikrini uygulamak için, çocuklarını tekrar yanına çağırmış. Bilge kral huzurunda kendisinin vereceği kararı merakla bekleyen çocuklarına: -Size adil bir yarışma öneriyorum, eğer bu yarışmayı kim kazanırsa kral o olacak demiş. Çocuklarına yarışmanın kurallarını anlatmaya başlamış. Denizin ortasında üç tane ada var. Ama adalarda içecek su yok. Bu adaların üzerinde sadece ağaçlar ve maymunlar yaşıyor. Sizleri gemi ile ayrı ayrı adaları bıraktıracağım. Bu adalardan, en son saraya kim dönerse, şu gördüğünüz taht onun hakkı olacak demiş. Çocukları bu teklifi, kral olabilmek için, kabul etmek zorunda kalmışlar. Babaları onlara her on beş günde bir su göndereceğini söylemiş. Ertesi günü ... Devamı

UNUTKAN SİNCAP MASALI

2013-10-29 10:28:00

  Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde Masallar ülkesinde, güzel bir orman varmış. Bu şirin ormanda ki ağaçlar güneşin ışıklarından faydalanmak için, birbirleri ile kim hızlı büyüyecek yarışı içindeymişler.Bazen kavaklar çam ağaçlarının boyunu geçiyormuş, bazen de çam ağaçları kavakların boyunu geçiyormuş. Ceviz ağaçları da, kendilerinden kısa olan, fındık ağaçları ile siz cücesiniz diye alay ediyorlarmış. Kışın bittiğini ormanda ki ıhlamur ağaçları çiçek açıp etrafa o güzel kokularını yayarak haber vermişler. Bütün hayvanlar saklandıkları yuvalarından neşe içinde dışarı çıkmışlar. Ağaçlar yeşil renkli elbiselerini yeniden giymişler.Çiçekler kendilerini en güzel renklere boyamışlar. Arıları ve kelebekleri beklemeye başlamışlar. Kuşlar taze yaprakların arasında, en güzel şarkılarını söyleme telaşına düşmüşler. Her sene bahar geldiğinde yaptıkları gibi, yine en güzel öten kuşu bulmak için kendi aralarında yarışma düzenlemişler. Ama her zaman olduğu gibi, bülbül şampiyonluğunu yine kimseye kaptırmamış. Günler bu şirin ormanda böyle geçerken, bir sabah vakti yaşlı bir ceviz ağacının kovuğunda anne sincap dört tane yavru yapmış. Hemen sincap ailesinde bir telaş başlamış. Herkes yavru sincapları beslemek için, onlara fındık, ceviz taşımış. Yavru sincaplar yavaş yavaş büyümeye başlamış. Bir ay sonra yuvalarından çıkarak, yaşlı ceviz ağacının dallarında oynamaya başlamışlar. Anneleri onları ağaçlardan aşağıya düşmemeleri için sık sık uyarmak zorunda kalıyormuş. Aylar geçtikçe yavru sincaplar büyümüş.  Annelerinin yanından ayrılarak, kendilerine ayrı ayrı yuva yapmışlar. Bu yavrulardan birisinin kuyruğu beyaz... Devamı

ELMA VE ELMA KURDU MASALI

2013-10-28 19:49:00

  Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, toros dağlarının zirvesinde, kartalların yuvası olan yükseklikte bir küçük kız ve ailesi yaşıyormuş. Bu küçük kızın ismi İrem'miş. İrem’in birde yaşlı ama her şeyi bilen, bir bilge bir dedesi varmış. Bir gün küçük kızın annesi ve babası uzaktaki kasabaya alışveriş için gitmişler. İrem her gün yüksek dağların tepesinden, anne ve babasının geleceği yola hasret içinde bakmış. Bir akşamüzeri güneş tam sisli dağların zirvesinden, batmak üzeriyken, küçük kız sevinç çığlıkları atarak dedesinin yanına koşmuş… *Dede dedeciğim geliyorlar, annem ile babam geliyor, onları gördüm, diye dedesinin boynuna sarılmış ve onun elinden tutarak, yüksek tepenin hemen kenarına kadar götürmüş. Dedesine evlerine doğru tırmanan anne ve babasını göstermiş. İrem hava kararırken kendisine doğru gelen, annesi ile babasına koşarak, özlemle kollarına atılmış. Küçük İrem’in gözü kasabadan anne ve babasının getirdiği çuvallardaymış, çuvallar bir bir açılmış. Annesi ona kırmızı bir şey uzatmış ve hadi ye bakalım demiş. İrem elinde ilk defa gördüğü kırmızı şeye bakmış ve dedesine bu yenir mi diye sormuş? Dedesi torununun ilk defa bir elma gördüğünü hemen fark etmiş. Onun yanına giderek, bu meyvenin ismi elma ve tadı çok güzeldir. Hadi tadına bak, bakalım demiş. İrem’in elma çok hoşuna gitmiş ve dedesine elma hakkında uzun uzun sorular sormuş. Dedesi de ona elma ağacını ve elmanın faydalarını anlatmış. Dedesi torununun elmayı bu kadar sevmesi çok hoşuna gitmiş ve elmanın içindeki çekirdeği toprağı bol olan bir yere dikmiş ve ireme elma çekirdeğini diktiği ye... Devamı