CENDAM 25 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

İNGİLİZCE

Hayvanlar

Şiir

Müzik

CENGİZ DAMAR:ÖYKÜ VE HİKAYELER

Spor

HOBİ

Ünlüler

NEDİR

Sağlık

TÜRKİYE COĞRAFYA

HATTUŞAŞ YANIYOR-KELENDRİSTE AŞK

CENGİZ DAMAR MASALLARI

Aşk

KOVBOY MÜZİKLERİ

CENGİZ DAMAR= ŞİİRLERİM

CENGİZ DAMAR- MAKALELER

BİTKİLER

DEYİMLER VE AÇIKLAMALARI

HAREKETLİ GİF RESİMLER

MASALLAR

ALMANCA BURÇLARIN TANIMI

İNGİLİZCE FİLM ÖZETLERİ

İNGİLİZCE TÜRKÇE KİTAP ÖZETLERİ

ALMANCA KİTAP ÖZETLERİ

KİTAP ÖZETLERİ

ÜNLÜ ŞAİRLERİN ŞİİRLERİ İNGİLİZCE TÜRKÇE

İNGİLİZCE TÜRKÇE YEMEK TARİFLERİ

FRANSIZCA

Diğer İçeriklerim (1108)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (25)

NİLÜFER ÇİÇEĞİ HAKKINDA BİLGİ

2013-12-15 21:47:00

İkiçenekli bitkilerin çok meyve yapraklılar grubu olan nilüfergiller ailesi su bitkisidir. Bu ailede yaprak sapları uzun, kök sapları yatay durumlu olan su bitkileri bulunur. Yaprak ayası tam kenarlı yada taban kısmında yarılmıştır ve su üzerinde yüzer. Uçtaki tek olarak bulunan çiçekler de su üzerinde bulunur. Çiçek yapısında, dışta birkaç çanak yaprağı, en içtekileri biraz erkekorgan biçimine dönüşmüş çok sayıda taç yaprağı, esas erkek organlar ve yumurtalıklar bulunur. Nilüfergiller bir çok cinsi kapsar. Nymphaea cinsinden nilüferler arasında, Batı Avrupa’ya özgü tek tür olan beyaz nilüfer yada aksu gülü (Nymphaea alba) ile mavi nilüfer, Mısırlıların Mısır lotusu (bir nilüfer çeşidi) ve doğu Hintlilerin kırmızı nilüferi bulunur Tüm Avrupa’da çok rastlanan sarı nilüfer (Nuphar luteum) Nuphar cinsine aittir. Hindistan nelumbosu yada pembe lotus (Nelumbo nucifera) beyaz taçyaprakları ve anason kokusuyla en güzel çiçeklerden biridir. Bununla birlikte, boyu 30 cm’ye ulaşan bu çiçek, ailenin en büyük bitkisi değildir. Gerçektende Victoria’nın yapraklarının boyu 1 m’yi aşar. Kalkık kenarları ve su üzerinde yüzebilmesi sayesinde, onlarca kilo ağırlığı batmadan kaldırabilir. Simgesel bitkiler olan nilüferler aynı zamanda yaralı da olabilirler. Mavi nilüferin ve özellikle Mısır lotusunun kökleri nişasta bakımından zengindir ve besleyici özelliği nedeniyle Mısır’da hala besin olarak tüketilmektedir. Yenebilen tohumları da bir çeşit darı gibi ... Devamı

GLAYÖR ÇİÇEĞİ YETİŞTİRİLMESİ VE BAKIMI

2013-12-14 18:13:00

  İÇERİK:GLAYÖR ÇİÇEĞİ Glayör çiçeği yassı soğanlı, kılıç gibi yassı ve sivri yapraklı, güzel çiçekli, çok uzun ömürlü otsu bitki çeşitlerindendir. Yukarı kısmında çiçeklerinin yer aldığı sapının yüksekliği 1.50 m civarındadır. Çiçekler, sapın üstünde bir yanda dizili öbekler halinde bulunur, huni yada boru biçiminde olan çiçek çevresi bakışımlıdır. Glayör çiçeklerinin meyvesi üç bölmeli bir kapsüldür. Glayör çiçekleri süsengiller familyasındandır. Glayörün bazı türleri Gladiolus communis, gladiolus segetum, gladiolus italicumdur. Glayöller en tanınmış soğanlı bitkilerdendir.Onları genellikle kesme çiçek olarak görürüz.Ama bir parça güneş gören toprağınız varsa bu gösterişli çiçeği kolaylıkla yetiştirebilirsiniz.Glayöllerin farklı cinsleri bulunur..Bildiğimiz büyük çiçekli melez olanlarından başka, yazın devamlı açan küçük çiçekli tabii bir türü daha vardır. Glayöl bol güneş ve gübreli toprak sever.Yaz boyunca düzenli olarak sulanmalıdır.İklim aşırı soğuk değil ve yeri iyi drenajlı ise soğanlarını topraktan çıkarmaya gerek yoktur.Bulunduğu yerde sürekli yavrulayarak çoğalacaktır. Soğanlar Mart ayından itibaren 15 gün aralıklarla kısım kısım dikilirse bahçe yaz boyu glayölsüz kalmaz. Bu şekilde 4-5 posta dikim yapılabilir. Glayöl soğanları 6 hafta önce kazılmış ve iyi hazırlanmış toprağa 10.cm derinlik ve 10-15 cm. aralıklarla dikilir. Büyüyen bitkinin devrilmemesi için rüzgar almayan bir yer seçilmelidir. Gerekirse ince bir çubukla des... Devamı

YÜZÜKOTU ZEHİRLİ BİTKİ HAKKINDA BİLGİ

2013-12-14 18:01:00

  Diğer İsimleri : Digitalis, Digitale Botanik Bilgi : Sıracagiller familyasından; iki yıllık ve ömürlü cinsleri olan bir bitkidir. ilk yıl kalın,oval, rozet şeklinde büyüyen yapraklar çıkarır. Ertesi yıl Mayıs ayında rozetin ortasından kalın bir sap uzar. Sapın üzerinde tomurcuklar sıra halinde çıkar. Çiçekler aşağıdan başlayarak açarlar. Pembe,mor,kırmızı,sarı veya beyaz renklerdedir. Borazana benzer biçimli çiçeklerin açık ağızları aşağı doğru bakar. Çoğunun iç kısımları beyaz çerçeveli bordo beneklerle kaplıdır. Yetiştirildiği Yerler : Avrupa, Batı Asya ve Akdeniz bölgesinde yetişir. Bilinen Bileşimi : Yüksük otu tıpta önemli bir bitkidir. Kalp ilaçlarında kullanılan “digitalin” adlı madde bu bitkiden elde edilir. Faydaları Kalp ilaçlarında kullanılır. Nabız atışını azaltır. Kan dolaşımını yavaşlatır. UYARI : Zehirlidir. Kullanılması sakıncalı olabilir. ... Devamı

Ağlayan Gelin Çiçeği Hakkında Genel Bilgi

2013-10-18 14:25:00

  Sen Üzülme Ağlayan Gelin Fritillaria İmperiaris Üzgün bir çiçek görüntüsüyle uyanır kış sonunda doğaya … Gözünden yaş akacak gibi boynu bükük, az biraz da mahcup bakar size. Farklı olduğunu göstermek ister. Saksılara, bahçeleremisafir olmaktır tek amacı… Ülkemizde doğal olarak Hakkari ve Adıyaman’da yetişir. Çiçeği ters laleye benzer. Dayanıklı bu bitki dünyanın en güzel çiçekleri arasında yer almaktadır. - Sonbaharda dikilen soğanları şubat sonu, mart başında açar. - Dikim yapacağınız alana organik maddece zengin gübre ya da torf ekleyin ve mevcut toprakla karıştırın. - Çiçek soğanlarını dikmeden 10 gün önce bu işlemi tamalayın. - Havalanmış toprağı 5- 25 santimetre derinliğinde kazın. Soğanların sivri ucu yukarıda kalacak şekilde yerleştirin. Üzerine tekrar toprak örtün. Can suyunu vermeyi ihmal etmeyin. - Soğuk iklim bitkisidir. - Eksi derecelerde yaprakları donsa bile güneşin altında yeniden gelişimine devam eder. Dayanıklı bir bitkidir. - Formu, kırmızı, pembe, mor gibi göz kamaştırıcı rengi ve kadife hassaslığındaki çiçeği ile estetik bir görüntüye sahiptir. - Genellikle her sapta altı çiçek meydana gelir. Çiçekleri ters şekilde büyür. - Çiçeklenmenin ardından 10- 15 gün arayla çiçekli bitkiler için sıvı gübre verin. Çiçeklerini çok daha çoşkulu sergileyebileceklerine emin olabilirsiniz. - Boyu 60- 80 santimetre arasındadır. - Geçirgen, organik maddece zengin toprakta sağlıklı bir şekilde gelişim gösterir.... Devamı

GÜL YETİŞTİRME TEKNİKLERİ VE BAKIMI

2013-09-30 16:51:00

GÜL YETİŞTİRME TEKNİKLERİ   Kalıcı olduğu düşünülürse gül bitkisi dikilmeden önce gerekli hazırlığın dikkatle yapılmasıdoğru dikim sonrasında bakım ve budama işlemlerinin tam vaktinde uygulanmasıyla gülleriniz yıllar boyunca cazip çiçekleriyle bahçenizi süsler. Gül bakımı zor değil ancak ihtimam ve dikkat isteyen bir iştir. GÜL SATIN ALIRKEN.. Fidanları güvenilir bir seradan temin edin. Güllerinizi saksı içinde alırsanız her mevsim dikebilirsiniz. Fidanları almadan önce dikkatle inceleyin. Aşının üzerinden çıkan en az dört adet sağlıklı dal bulunsun.Yaprakları canlı ve lekesiz olsun. Saksının içini ot bürümüş altından kökler fışkırmışsa bu iyiye işaret değildir. Bitkinin kart olduğunu gösterir. Ancak ilk ve sonbaharda çok fazla çeşit bulunduğu için bu zamanlarda daha kolay seçim yapabilirsiniz. Ayrıca sonbaharda dikilen güller daha kolay tutar. Kış boyunca yerine alışır ve baharda güzel açar.   GÜL HANGİ TOPRAKTA YETİŞİR..   Gül fazla seçici olmamakla beraber en iyi bağ toprağı da denilen demiri bol hafif kırmızımsıkumlu killi toprakta yetişir. Bakir toprakları sever. Fazla asitlikireçli ve besin açısından zayıf topraklar gül yetiştirmek açısından uygun değildir. Bol gübre veya kompost kullanılarak böyle topraklarda da gül yetiştirmek mümkündür. Ağaç veya yüksek çalı bitkilerinin altlarına gül dikilmemelidir. Gölge olması bir yana ağaç kökleri fidanların gelişmesine izin vermez. Daha önce gül yetişmiş topraklara veya eski gül fidanlarının yakınına yeni gül dikilmesi uygun değildir. Sebebi tam bilinmemekle beraber yeni güller böyle yerlerde iyi gelişemez hatta ölebi... Devamı

KEKİĞİN FAYDALARI VE EKONOMİYE KATKISI

2013-09-28 18:36:00

KEKİK MUCİZESİ Türkiye'de yoğun olarak yetişen kekik çeşitlerinin, antioksidan, antikanserojen, antidiyabetik ve antikolestremik özelliği olduğu bildirildi. Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Osman Sağdıç, kekik üretimi açısından dünyada önemli bir konumda bulunan Türkiye'de, Origanum, Thymus, Thymbra, Saturaje, Sideritis ve Salvia cinsi kekiklerin yoğun olarak yetiştiğini, bu kekik çeşitlerinin sağlığa çok faydalı olduğunu söyledi. Dünyada kekik çeşitleriyle ilgili birçok araştırma yapıldığını, bu araştırmalar sonucunda bu bitkilerin mikrop öldürücü özellikte olduğu ve yoğun şekilde fenolik madde içerdiğinin saptandığını belirten Sağdıç, kekiğin sağlığa faydalarını şöyle özetledi: “Kekik, içerdiği maddelerle hücrelerden salgılanan serbest radikalleri bağlayarak sağlık açısından birçok fayda oluşturmaktadır. Kekik, içeriğindeki maddelerle vücutta hücre koruma sistemlerini geliştirmesiyle antioksidan, kanser oluşumunu engellemesiyle antikanserojen, diyabet hastalığını engellemesiyle antidiyabetik ve vücuttaki kolestrol oranını ayarlamasıyla antikolestremik özellikler taşımaktadır. Bu özellikleri ile kekik, yaşlılığı geciktirmekte, tümör oluşumunu engellemekte, şeker hastalığına iyi gelmekte ve gıdaların bozulmasını doğal yollarla engellemektedir.” DOĞAL KORUYUCU Gıdaların bozulmalarının önlenmesi için koruyucu maddeler kullanıldığını, ancak kimyasal koruyucu maddelerin sağlık açısından bazı riskler taşıdığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Osman Sağdıç, doğal koruyucu özelliği olan kekiğin bu riskleri ortadan kaldırdığına dikkati... Devamı

SAFRAN NEDİR SAFRAN BİTKİSİNİN ÖZELLİKLERİ

2013-09-28 11:16:00

  Safran (Crocus sativus), süsengiller (Iridaceae) familyasından, sonbaharda çiçek açan, 20-30 cm boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi ve bu bitkiden elde edilen baharat. Bitkinin yaprakları şeritimsi, mor çiçekleri üç tepeciklidir. Çiçeği ve tepecikleri bitkiye bağlayan yaprak sapı da dahil olmak üzere erkek organları kurutularak özellikle gıda boyası ve tad verici olarak kullanılan safran bitkisi daha çok İspanya, Fransa, İtalya ve İran’da yetiştirilir. Türkiye’de ise safran Safranbolu’da üretilmektedir. Ağırlığına göre dünyanın en pahalı baharatı, (bir gramı 5 ile 6 € arası), olan safranın anavatanı Güneybatı Asya’dır. Yetiştiriciliğine ilk olarak Yunanistan civarında başlanmıştır. Yarım kilogram safran 80.000 çiçekten çıkarılabilir.   Safran baharatının keskin bir tadı ve iyodoform ya da saman benzeri bir kokusu vardır. Bunların sebebi bileşiminde bulunan pikrokrosin ve safranal kimyasallarıdır. Aynı zamanda içine konduğu yemeklere altın gibi sarı bir renk katan, krosin adı verilen karotenoit bir boya maddesi de içerir. Bu özellikler safranı dünya çapında çok aranan bir baharat yapar. Ayrıca tıpta da kullanılır.   Safran kelimesi Arapça sarı renk anlamına gelen usfer (أَصْفَر) kelimesinden türetilen ve Arapça’da safran baharatı anlamına gelen za’feran (زَعْفَرَان ) kelimesinden kaynaklanarak . Latince’ye safranum, İtalyanca’ya zafferano ve İspanyolca’ya azafrán olarak geçmiştir. Daha sonra Fransızca’ya safran ve oradan da İngilizce’ye saffron olarak aktarılmıştır... Devamı

GÖKNAR KÖKNAR AĞACI HAKKINDA BİLGİ

2013-09-27 11:05:00

Göknar (Abies), Köknar olarak da bilinir, çamgiller (Pinaceae) familyasının Abies cinsinden iğne yapraklı ağaç türlerine verilen ad. Kuzey yarımkürede mutedil (ılıman) iklim bölgelerinin, yüksek dağlık kesimlerinde ve Kuzey Afrika, Himalayalar ve Türkiye'de doğal olarak yetişir. Yaz-kış yeşil, boylu orman ağaçlarıdır. Piramidal veya dar konik bir şekilde gelişme gösterir. Gövde genel olarak çatallanma göstermez, dallar gövdeye çevrel olarak dizilmiştir. Kozalakları yukarıya doğru dik olarak durur. Bu özelliği ile kozalakları aşağıya bakan ladinlerde ayrılır. Kökleri kuvvetli ve kazık köktür. Göknar türleri genellikle yarı gölge ortamlarda iyi gelişme gösterir. Nemli ve verimli orman topraklarını tercih ederler. Ancak nemli, kumlu, veya killi topraklarda da iyi gelişirler. Kireçli topraklardan hoşlanmazlar Hava nisibi nemini yüksek, yaz aylarını yağışlı ve serin olmasını isterler. Yaklaşık 45 türü mevcut; Ülkemizde bulunan türleri: *Uludağ Göknarı *Kazdağı Göknarı *Doğu Karadeniz Göknarı *Toros Göknarı Devamı

ADA SOĞANI Scilla Peruiyana Çiçeği Hakkında bilgi

2013-09-27 11:01:00

  (Scilla Peruviana)   Uzun oval yaprakları, mavi, beyaz, pembe veya yeşil renkte, salkım şeklinde sıralanmış çiçekleri ile güzel bir bitki olup soğanlıdır. 80'den fazla türü vardır. Bu türlerden bazıları; S. Amoena; yıldız sümbül 15 cm, çivit mavisi çiçekleri nisandan mayısa kadar açar. S. Autumnalisı 15 cm leylak rengi, haziran eylül de çiçek açar. S. Bifolia; 15 cm martta mavi, kırmızı veya beyaz çiçeklidir. S. Messeniaca; 15cm, mart nisan aylarında açar, soluk mavi çiçeklidir. S. Peruviana; 22,5 cm, çiçeği koyu leylak rengindedir, mayıs haziran aylarında açar. S. Pratensis; 30 cm, mavimsi leylak renginde, hoş kokuludur. Mayıs haziran döneminde çiçeklenir. S. Sibirica; 20 cm, çiçeği soluk mavi renktedir, martta açar. S. Tubergeniana; 10 cm, çok açık mavi renkli, merkezde derin kısa saplı çiçekleri vardır. Şubat ve erken martta çiçeklenir. S. Verna; 20 cm, soluk mavi leylak rengi çiçekleri vardır. Adasoğanı bitkisinin üretilmesi; Yan sürgünler veya tohum ile üretilirler. Öneri ve önlemler: Bitkiye düzensiz su verildiğinde veya saksı toprağı kuru tutulduğunda veya saksılar nisbi rutubeti çok düşük havasız yerlerde bulundurulduğunda yaprak dökülmeleri görülür. Adasoğanının Yetiştirilmesi İçin Gerekli Şartlar: Toprak: Bahçe toprağı, yaprak çürüntüsü, çayır toprağı ve bir miktar dişli nehir kumu karışımıdır. Su: Saksı toprağı, rutubetli tutulur, düzenli ve yeterince su verilir. Sıcaklık: Kış ısısı 10-15 derecedir.... Devamı

SOYA FASÜLYESİ HAKKINDA BİLGİ

2013-04-23 03:55:00
SOYA FASÜLYESİ HAKKINDA BİLGİ |  görsel 1

   Soya fasülyesi (Glycine max) fasulye, bakla gibi türlerle aynı familyada yer alan bir tarım bitkisidir. Yağ ve proteince zengin tanelerinden ötürü değerli bir besin kaynağı olan bu bitki ekonomik açıdan baklagillerin en önemli üyesi sayılabilir. Soya fasülyesi anayurdu olan Çin ve Japonya'da 5,000 yılı aşkın bir süredir yiyecek maddesi olarak kullanılmaktadır. Dünya'nın başka yerlerine de dağılıp değer kazanması 20.yy'de gerçekleşmiştir. Ülkemizde de hızla artan soya tüketimi ise yıllık 250,000 tona varıp, en çok Adana'da yetiştirlir. Soya fasülyesi 2 metreye kadar boylanabilen yıllık bir bitkidir. Sık dallı gövdesinde tüylü ve üç parçalı birleşik yapraklar bulunur. Gövde boyunca salkımlar hâlinde açan çiçekleri beyaz ya da açık mordur. Tohumlarından sıvı yağ ve margarin hâlinde kullanılan yemeklik bir yağ çıkarılır. Tohumlarının (tanelerinin) rengi yeşilin değişik tonlarından siyah, sarı yada kahverengine varabilen alacalı renkte olabilir.   Devamı

ELMANIN FAYDALARI VE ELMADAKİ VİTAMİNLER

2013-04-05 11:44:00

ELMANIN FAYDALARI VE ELMADAKİ VİTAMİNLER     Elma, insan vücudunda her türlü hastalıkta en fazla fayda sağlayan bir meyvedir. A ve C vitaminleri oldukça boldur Kabuğu ile çiğ yenmelidir. Bir elmanın taşıdığı C vitamini, bir insanın günlük C vitamini ihtiyacına denktir. Sinir ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı tesire sahiptir. Yatmadan önce yenen elma ile rahat bir uyku sağlanabilir. Serinleticidir. Elma kanı temizler. Toksinlerin atılmasında bedene yardımcı olur. Sindirim sistemini .uyarır. Terkibinde taşıdığı bikarbonat iyonları sayesinde sindirimi kolaylaştıran tek meyvedir. Hususiyetle romatizmalılara, karaciğer ve böbrek hastalarına, damar sertliği çekenlere, aşırı şişmanlara, hemoroide, egzamalara ve deri hastalıklarına iyi gelir.... Kandaki kolesterolü düşürerek damar sertliğini önler. Elma idrar söktürücüdür, böbrekleri çalıştırır, bol idrarla birlikte vücutta birikmiş yorgunluk maddesi üre asidini de dışarı atar, böbrek taşını zamanla eritir. Hazım yollarında da faydası çoktur. Ağız ve midedeki bezeleri çalıştıra- rak hazmı kolaylaştırır. Ağızdaki mikropları öldürür. Mide cidarını kolaylayarak ülser ve gastrite karşı korur, varsa bu rahatsızlıkları süratle giderir. Bağırsaklardaki zararlı bakterileri öldürür, kanser oluşumunu önleyici etkisi de vardır. Pekliği giderir , bağırsaklardaki gazı önler , normal dışarı çıkmayı sağlar . Bilhassa yaşlılar için çok faydalıdır. Gece yatarken kabuğu ile birlikte bir elma yerlerse, iyi uyku verir ve mide rahatsızlıklarının geçmesini de sağlar. Şiddetli öksürükte, bir litre suda ince dilinmiş bir elma haşlanıp çay gibi sıcak sıcak içilmelidir. Elma kompostosu hastal... Devamı

YER ELMASI FAYDALARI VE İÇİNDEKİ VİTAMİNLER

2013-04-05 11:23:00

  Yer Elması: Parlak sarı renkte çiçekler açan ve toprak altında patatese benzer yumruları olan bir sebze türüdür. Besleyici bir sebze olan Yer Elması, A ve C vitaminleri ile kalsiyum, demir ve fosfor mineralleri açısından zengindir. Latince Adı: Helianthus Tuberosus. Yer Elmasının Faydaları: Vücut direncini ve cinsel gücü arttırır. İçerdiği besin değerleri ile kansızlığa iyi gelir. Anne sütünü arttırmaya yardımcı olan yer elması emziren anneler için de faydalıdır. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. Romatizma, mafsal ve nikris ağrılarını hafifletir. Basur şikâyetlerini azaltır. Cildi güzelleştirir.   Yer Elması Nasıl Kullanılır? Yer Elmasının kökü haşlanarak yemeği yapılır ve yenir. Suyu ile saçlar yıkanırsa saç diplerini kuvvetlendirir. Ezilip lapa haline getirildikten sonra şişliklerin üzerine konursa faydası görülür. Besin değerleri yüksek kalorisi düşük bir besin olduğu için diyet yapanlar kullanabilir. ... Devamı

Akasya Ağacı (Acacia), Hakkında Bilgi ve Çeşitleri

2013-03-19 20:09:00
Akasya Ağacı (Acacia),  Hakkında Bilgi ve Çeşitleri |  görsel 1

  Akasya (Acacia), Baklagiller familyasından genellikle hep yeşil yapraklı ve dikenli ağaç ya da ağaççık cinslerine verilen ad. Başta Avustralya olmak üzere (300 tür) sıcak ılıman ve yarı tropikal bölgelerde kendiliğinden yetişen 600 türü içerir. Son zamanlarda,orman agaçlandırılması çalışmaların da ülkemiz de Çam ağacı ile birlikte dikilmektedir,fazla suya ihtiyacı yoktur.(Süs Akasyaları hariç.) Odunu sert ve sağlamdır. Çok değişik biçimleri bulunan akasyanın çiçekleri genellikle sarı, bazen beyaz ya da kırmızı renkte, başak ya da toparlak baş biçimindedir; erkek organlar çok sayıda ve çıkıntılıdır. Meyve baklamsıdır. Yapraklar, kimisinde tüysü bileşik, kimisinde, özellikle Avustralya'da yetişen türlerin çoğunda yeşil lam halinde yaprak sapı biçimindedir; bu da onlarda terlemeyi önemli ölçüde azaltır. Acaci heterophylla türündeyse bu özelliklerin tümünün bir arada görülür. Birçok akasya türü (en başta A.decurrens, gümüşi akasya (A. dealbata), A.baileyana, A.longifolia) bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. "Kadıhindi" denen bir madde, Çin'de ve Birmanya'da A.catechunun odununun suda kaynatılmasıyla hazırlanır. Kadıhindi deri sepelemesinde, kumaş boyamada ve tıpta kullanılır. Akasyanın bazı türleri ise, özellikle A.arabica ve A.senegal, hücre erimesiyle oluşan ve halk arasında "arap zamkı" adıyla anılan bir zamk verir. Tanen bakımından zengin olan akasya kabukları dericilikte kullanılır. Akasyanın Afrika'nın Sahel ve Sudan - Sahel bölgelerinde yetişen bazı türlerinin (A.albida ve A.seyal) yaprakları ve badıçları geviş getiren hayvanlarca yenir. İki akasya türünde (A.sphaer... Devamı

EKMEK AĞACI BREAD FURUİT NEREDE YETİŞİR ÖZELLİKLERİ

2013-03-19 19:39:00
EKMEK AĞACI BREAD FURUİT NEREDE YETİŞİR ÖZELLİKLERİ |  görsel 1

  Ekmek ağacı «Bread fruit»  (Artocarpus incisa non seminifera),  Anavatanı henüz kesin olarak bilinmeyen bir meyve olup, ağacı 10-12 m. kadar büyür ve çevresi bazen 3 m. ye kadar çıkabilir. Dalları yatay ve kabukları kurşuni renktedir. Gövdesinde açılan yaralardan latekse benzer bir sıvı akar ve bundan da kuş tutmak üzere ökse yapılır. Yaprakları yıldız şeklinde, 25-50 cm. boyunda ve en genç dalların ucundadır. Meyvesi bir kavun iriliğinde, dış rengi sarı-yeşil, ağırlığı ortalama 1-3 kg. kadar ve üzerinde düzensiz serpili pullar vardır. Yetişmesi için tropik bir iklime ihtiyacı olan ekmek ağacı özellikle kuvvetli toprakları sever. İyi bakılırsa 700 m. yüksekliğe kadar iyi meyve verebilir. Üretilmesi köklerinden yayılan filizler aracılığı ile yapılır ve altı yaşına geldiği zaman 6 m. yüksekliğini bularak, bütün sene ürün verir. Meyvenin eti açık sarı olup içeriğinde % 25 kadar nişastalı maddeler içerdiğinden çeşitli şekillerde pişirildiği gibi nişastanın fermentasyonu ile biraya benzer içkiler de yapılır. Diğer bir çok cinsleri de olan bu meyvenin özellikle A. apyrena, A. aravei, A. puern, A. roru, A. rorotoma cinsleri önemlidir.  Devamı

SAFRAN ÇİÇEĞİ HAKKINDA BİLGİ

2013-01-15 21:19:00
SAFRAN ÇİÇEĞİ HAKKINDA BİLGİ |  görsel 1

    Safran (Crocus sativus), süsengiller (Iridaceae) familyasından, sonbaharda çiçek açan, 20-30 cm boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi ve bu bitkiden elde edilen baharat. Bitkinin yaprakları şeritimsi, mor çiçekleri üç tepeciklidir. Çiçeği ve tepecikleri bitkiye bağlayan yaprak sapı da dahil olmak üzere erkek organları kurutularak özellikle gıda boyası ve tad verici olarak kullanılan safran bitkisi daha çok İspanya, Fransa, İtalya ve İran’da yetiştirilir. Türkiye’de ise safran Safranbolu’da üretilmektedir. Ağırlığına göre dünyanın en pahalı baharatı, (bir gramı 5 ile 6 € arası), olan safranın anavatanı Güneybatı Asya’dır. Yetiştiriciliğine ilk olarak Yunanistan civarında başlanmıştır. Yarım kilogram safran 80.000 çiçekten çıkarılabilir.   Safran baharatının keskin bir tadı ve iyodoform ya da saman benzeri bir kokusu vardır. Bunların sebebi bileşiminde bulunan pikrokrosin ve safranal kimyasallarıdır. Aynı zamanda içine konduğu yemeklere altın gibi sarı bir renk katan, krosin adı verilen karotenoit bir boya maddesi de içerir. Bu özellikler safranı dünya çapında çok aranan bir baharat yapar. Ayrıca tıpta da kullanılır. Safran kelimesi Arapça sarı renk anlamına gelen usfer (أَصْفَر) kelimesinden türetilen ve Arapça’da safran baharatı anlamına gelen za’feran (زَعْفَرَان ) kelimesinden kaynaklanarak . Latince’ye safranum, İtalyanca’ya zafferano ve İspanyolca’ya azafrán olarak geçmiştir. Daha sonra Fransızca’ya safran ve oradan da İngilizce’ye saffron olarak aktarılmıştır ... Devamı

OYA AĞACI ANA VATANI NERESİDİR OYA AĞACI BİLGİ

2011-07-09 00:46:00

Anavatanı Güney Çin ve Güney Asya'dır. Aslında oya, bir süs ağaççığıdır. Gölgeli alanlarda çiçek açamaz. Temmuz başından Kasıma kadar çiçeklidir. Çiçekleri salkım şeklindeki genç sürgünler üzerinde dizilmiştir. Sütlü kahve-pembe renkli düzgün ve parlak gövdesiyle, çiçeksiz mevsimlerde bile göz alır. Bu nedenle dört mevsim bahçeyi süsler. Budamasına özen gösterin Oya ağacı yaklaşık 40-50 yıl yaşayabilir. Yaşlı bir oyanın yerini değiştirmek isterseniz bu işlemi tereddüt etmeden yapabilirsiniz. Sürgün verme kabiliyeti çok yüksektir. Bu nedenle çok budama yapılan bir süs bitkisidir. Oyalar mutlaka form verilerek ve avize gibi bir tepe tacı oluşturularak budanmalıdır. Gövdesini, her yıl küt kalacak şekilde budamaktan kaçınmalısınız. Dikkat etmez; her yıl gövdenin etrafından budarsanız, tepe formlarını kaybederler. Sevdiklerine gelince... Gübreli, hafif kumlu, süzek toprakları sever. Ağır killi topraklardan ve durgun su bulunan yerlerden hoşlanmaz. En kolay üretilen süs bitkilerindendir. Bir yıl önceki sertleşmiş sürgünlerden alınacak çelik, 20-25 gün içinde köklenerek gelişmeye başlar. Hazırlanan çelikleri, kumlu ve gevşek toprağa dikerek, yan gölge bir alanda çok sayıda üretebilirsiniz. Sıcak bölgelerde, özellikle de çiçekli olduğu mevsimlerde suyu sever. Eksi 15 dereceye kadar dayanabildiği için, Antalya'dan istanbul'a kadar her ilimizde görmek mümkündür. Yapraklarının sıcak ve nemli yaz aylarında, gri-yeşil bir renge dönerek külleme hastalığına yakalanma olasılığı vardır. Bunu engellemek için önceleri kükürtleme y... Devamı

YEŞİL ÇAYIN FAYDALARI VE ANTİOKSİDAN ÖZELLİKLERİ

2011-06-27 23:50:00

Yeşil çay; Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde edilen bir çaydır. Yeşil çay, siyah çayla aynı bitkiden “Camellia Sinensis” ten elde edilmesine rağmen; aralarındaki tek farklılık, işleme tekniğinden kaynaklanır. Yeşil çayın yaprakları, siyah çaya göre çok daha az işlem görür. Yeşil çay bitkisinin yaprakları, taze ve yeşil rengini kaybetmez. Siyah çay bir oksidasyona maruz kalırken, yeşil çay oksidasyona maruz kalmaz ve içerisindeki antioksidan maddelerin azalmasına karşı korunmuş olur . Her iki çayda da kafein bulunur, ancak yeşil çaydaki kafein oranı daha düşüktür. Siyah çayın da, yeşil çayın da antioksidan özellikleri vardır, ancak daha az işlem gördüğü için yeşil çaydaki antioksidan miktarı daha fazladır. Eğer uzun yaşama konusunda bir yarışma olsaydı Japonlar, dünya şampiyonu olurdu! Japonlar, fazla sigara içtikleri halde diğer bütün uluslardan daha uzun ömre sahiptirler. Sırları nedir? Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya’ daki bazı araştırmacılar, cevabı yeşil çayda arıyorlar. Yeşil çayda bulunan bazı maddelerin kansere ve kalp hastalığına karşı mücadele etmeye yardımcı olabileceğini ileri süren etkileyici bazı çalışmalar yapıyorlar. Yeşil çay, kateşin (catechin) adlı potansiyel olarak yararlı maddelerin zengin bir kaynağıdır. Çay işlenirken değerli kateşinlerin bir kısmını oksidasyon ile kaybeder (Siyah çay). Yeşil çay çok az prosese uğramıştır, bu yüzden siyah çaya oranla kateşinlerin çok büyük bir bölümünü barındırmayı sürdürür. Yeşil çayın kimyasal bileşimi, iklim, mevsim, tarımsal uygulamalar ve yaprağın yaşı (hasat edilen sürgünde yaprağın pozisyonu) ile ilgili olarak değişir.Yeş... Devamı

ZERDAÇAL VE FAYDALARI NEDİR

2011-05-03 21:32:00

Şifalı bitkiler Şu anda en revaşta Kullanılan ve fayda beklenen Halk ilaçlarıdır. Zerdeçal de bunlardan biridir. peki nedir bu zerdeçal ?   Zerdeçal: (zerdeçöp , zerdeçal , safran kökü, sarıboya, zerdeçav, hint safranı, CURCUMA LONGA L., Zingiberaceae) polifenolik bir bileşiktir Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal ,özelikle Pakistan Çin, Hindistan gibi ülkelerde yetiştirilmektedir. Tropik ülkelerde kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde ise yetiştirilmemektedir.   İnsanlar genelde Zayıflamak amacıyla kullanmaktadırlar.   Köri tozunun temel öğelerinden olan zerdeçal Batıda daha çok baharat olarak kullanılmasına rağmen Asyada uzun zamandan beri doğal ilaç olarak kullanılmaktadır. Etken maddesi curcumin olan zerdaçalın 3 gramında yaklaşık olarak 30 ila 90 mg curcumin bulunur. Zerdeçalın kullanılan kısmı toz haline getirilmiş köküdür. (zerdeçal tozu) Peki Zerdaçalın Faydaları Nelerdir? Antioksidan etkilidir. Curcuminin antioksidan etkisinin E ve C vitaminlerinden daha güçlü olduğu görülmüştür. İltihap giderici bir özelliği vardır. Zerdeçal karaciğer için yararlıdır. Karacigeri güçlendirir ve karaciğerden toksinlerin atılmasına yardım eder. Solunum yolu enfeksiyonların tedavisinde yararlanılır. Curcumin kansere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelligi vardır. Yapılan araştırmalarda cilt kolon,ve gögüs kanseri için faydalı olabileceği görülmüştür. Safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarına karşı etkisi zerdeçal yararları arasındadır. Deneysel çalışmalarda zerdaçalın kolesterolü azaltıcı etkisi belirle... Devamı

KARBON CARBON ELEMENTİ HAKKINDA BİLGİ

2011-04-19 22:15:00

Kimyasal bir eleman, Sembolü C, atom numarası 6, atom ağırlığı 12.010 dur. Tabiatta bileşikler halinde çok bulunur. Buna karşılık element halde çok az vardır. Saf karbon, elmas ve grafit halde bulunur. Maden kömürü, bileşimleri pek kompleks olan karbon bileşiklerinin karışımından ibarettir. Tabiatta çok bol miktarda bulunan karbon bileşikleri, bitki ve hayvanların vücut yapılarında vardır. Bu sebeple, karbon bileşiklerine “organik bileşikler” adı verilir. Karbon bileşiklerinden, kimyanın bir şubesi olan “Organik kimya” da söz edilir. Karbonun 500.000 den fazla bileşiği, organik kimyanın konusunu meydana getirir. Element halde karbon, elmas ve grafit halinde bulunur. Elmas ve grafit, ayni elementin iki ayrı şekli olduğundan bu iki şekle birbirinin “allotropu” da denir. Karbon, elmas ve grafitin dışında amorf (şekilsiz) halde bulunur. Bitki ve hayvan vücudunu meydana getiren bütün maddelerde karbon bulunduğundan, bunların yanması ile karbonun bir kısmı kömür yada şekilsiz karbon halinde kalır. Kok, odun kömürü, hayvan kömürü aktif kömür, ise amorf karbonun değişik şekilleridir.Değişik şekilleri olmakla beraber, karbonun hepsinin eşit bir özelliği vardır. Bu maddelerin hepsi pratikçe ergimez ve buharlaşmaz. Bu maddeler, yalnız karbon atomlarından meydana gelmiştir. Bu sebeple, ağırlıklarında bir değişiklik olmaksızın, bir halden diğer hale geçebilirler. (Teknikte bu özellikten istifade edilerek, kok, kuvars tozu ile elektrik fırınlarında ısıtılır ve grafit elde edilir). Karbon, yüksek sıcaklıklarda oksijen ile birleşerek karbon monoksit ve karbondioksiti meydana getirir. Metal oksitlerden de ısı yardımı ile oksitleri alarak metalleri açıkta bırakır. Bu bakımdan teknikte en tanınmış indirgenlerden biridir . ... Devamı

BİTKİ VE HAYVAN HÜCRESİNİN ARASINDAKİ ÖNEMLİ FARKLAR NEDİR

2011-04-15 22:11:00

 BITKI VE HAYVAN HÜCRESI ARASINDAKI FARKLAR   Işık mikroskobunda yapılan gözlemlerde bile bitki ve hayvan hücresi arasindaki farklar izlenebilir. Aşağıdaki tablodan da görülebilecegi gibi bitki hücresinin çeperinde selüloz vardır. Hayvan hücresi ise selüloz çeper içermez. Selüloz bitki hücresine belli bir dayanıklılık ve şekil verir. Hücre çeperi vakuollesen protoplastlarin yüksek osmotik basıncına karşı koyar. Turgor ve hücre zarı arasındaki dengeyi saglar ve hücrenin patlamasını önler. Hayvan hücresi ise degişken sekillidir. Bitki ve hayvan hücresi genelde ayni organellere sahiptir. Bunlardan çekirdek ve mitokondriler çift tabakali membran taşir. Plastid membrani da çift tabakalıdir ve sadece bitki hücresinde vardir. Bitki hücresinde olupta hayvan hücresinde olmayan bir diger organel de merkezi vakuol (büyük koful) dür. Tek tabakalı membran tasiyan endoplazmik retikulum (ER), diktiyozom, lizozom ve küçük vakuoller hem bitki hemde hayvan hücresinde görülür. Ribozom membransiz olup her iki hücre tipinde de görülür. Sentriyoller hayvansal hücrelerin çogunda bulunur fakat bitkilerde bulunmaz. bitki hücresi: + hücre çeperi bulunur. + sitoplâzmada plastitler vardır. + kofullar çok ve büyüktür. + lisozom ve sentrozom bulunmaz. + anket yapamaz. hayvan hücresi: + hücre çeperi bulunmaz. + plastitler yoktur. + kofullar az ve küçüktür. + lisozom ve sentrozom bulunur. + anket organeli bulunur. ... Devamı

TEK VE ÇİFT ÇENEKLİ BİTKİLER VE ÖZELLİKLERİ NEDİR

2011-04-14 22:40:00

Çiçeksiz ve çiçekli bitkilerin Özellikleri Doğada bilinen canlı çeşitlerinin 500.000 kadarını oluşturan bitkiler, ökaryot ve çok hücreli canlılardır. Hücreleri arasında gelişmiş bir organizas­yon ve iş birliği vardır. Yeşil bitkilerin en önemli özellikleri, karbondioksit, su ve mineral gibi inorganik maddelerden organik maddeleri sentezleyebilmelendir. Bir başka deyişle canlıların doğrudan enerji kaynağı olarak kullanmadıkları ışık enerji­sini kimyasal bağ enerjisine dönüştürüp depolayabilirler. Bitkiler Çiçeksiz Bitkiler (Tohumsuz Bitkiler) ve Çiçekli Bitkiler (Tohumlu Bitkiler) olarak ikiye ayrılır. Çiçeksiz bitkiler kendi içinde a) Damarsız Çiçeksiz Bitkiler (kara yosunları) b) Damarlı çiçeksiz bitkiler (eğrelti otu) olarak ikiye ayrılır. Çiçekli bitkiler de a) Açık tohumlu bitkiler (Kozalaklı bitkiler) b) Kapalı Tohumlu Bitkiler şeklinde ikiye ayrılır. Kapalı tohumlu bitkiler de a) Tek çenekli bitkiler b) Çift çenekli bitkiler şeklinde gruplandırılır. Tohumsuz ve çiçeksiz Bitkilerin özelikleri: Çiçek ve tohum oluşturmazlar. Üremeleri eşeysiz veya eşeyli üreme­nin birbirini takip ettiği döl almaşı (metagenez) şeklinde olur. Kara yosunları ve eğrelti otları çiçeksiz bitkilerin ençok bilinen gruplarıdır. Bu iki gruptan başka Ciğer otları, Kibrit otları ve At kuyrukları da vardır. a) Kara Yosunları: İletim demetleri yoktur. Nemli yerlerde yaşarlar. Döl almasıyla eşeyli ürerler. Gerçek yapraklar olmayıp yaprağımsı yapıları vardır. b) Eğrelti Otları: Gerçek kök ve yaprakları yoktur. İletim demetleri vardır. Yapraklar yer altı gövdelerine dönüşmüştür. 2. Tohumlu ve çiçekli bitkilerin... Devamı

SİVİL TOPLUM KURULUŞU dernek oda sendika vakıf NEDİR

2011-04-14 15:17:00

Sivil toplum kuruluşları, resmi kurumlar dışında ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlar ve/veya üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır. Sivil toplum kuruluşları oda, sendika, vakıf ve dernek adı altında faaliyet gösterir. Vakıf dernekler topluma yararlı bir hizmet geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır. Sivil Toplum Kuruluşları, herhangi bir devlet organından bağımsız bir şekilde özel kişilerin girişimiyle kanuni olarak kurulmuş her türlü organizasyon için kullanılan genel bir terimdir. STK’ların tamamen veya kısmen devlet organları tarafından desteklendiği durumlarda bile STK bünyesinde herhangi bir devlet yetkilisi bulunmadıkça kurumun STK olma özelliğinin devam ettiği kabul edilir. SENDİKA: Çalışanların haklarını işverenlere ve devlete karşı korumak ve geliştirmek üzere oluşturdukları örgütlerdir. Sendikalar sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan çalışanlarla işverenler arasındaki güç eşitsizliğini ortadan kaldırmak için oluşturulmaya başlamıştır. DERNEK: kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarınıdır. VAKIF: Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere “ vakıf” denir  ODA: Üyelerinin çıkarlarını korumak ve desteklemek amacıyla işadamlarınca b&... Devamı

HIDIRBEY MUSA AĞACI-ŞİİR

2011-04-09 21:29:00

Musa ağacı benim adım Hazreti Musa’nın asasından Üçbin yıl önce Hıdır bey köyünde kök saldım Önceleri cılız bir fidandım Seneler bir bir geçtikçe Bulutlara dallarımı uzattım Gövdemin kalınlığı Türkiye’ye nam saldı Dallarıma çocuklar Neşeyle salıncak kurup Yüzyıllarca birbirlerini salladı Yuvasız garip kuşlar Dallarıma yuva yaptı Cehennem sıcaklarında Gölgem etrafına serinlik dagıttı CENGİZ DAMAR Devamı

BİTKİLERDE YAPRAĞIN GÖREVİ NEDİR

2011-04-02 01:07:00

Yaprakta bulunan orta damar ve orta damara bağlı olarak yaprak ayasına yayılan yan damarlar bitki içerisinde madde alışverişini sağlar. Bu maddeler fotosentez sonucunda oluşan organik maddeler ile su ve mineraller gibi inorganik maddelerden oluşurlar. Yaprakların dik durarak, güneş ışığından daha fazla yararlanmalarının bir nedeni de yapılarında bulunan “midrib” adı verilen ana damardır. Bu damar, yaprağın ortasından geçerek onu bitkiye bağlar. Ayrıca, midribden çıkarak yaprağın yüzeyine yayılan başka damarlar da vardır. Midrib ve bu yan damarlar, yaprağın düz durmasını sağlayan iskelet görevi görürler. Devamı

HIDIRBEY( MUSA) AĞACI VE EFSANESİ

2011-03-18 14:42:00

Hatay'ın Hıdırbey Köyü'nde bulunan ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu tarafından anıt ağaç olarak ilan edilip koruma altına alınan tarihi Musa ağacı Hatay'ın içinde barındırdığı önemli değerlerinden olan dev ağacın dalları bakımsızlıktan kırılırken; çürümeye başlayan ağacın gövdesinde mantarlar oluşuyor. Hatay'a gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan ve Hatay'ın inanç turizmi potansiyeline zenginlik katan ağacın gövdesinde mantar oluşmaya başlarken, kırılan dalları tehlike saçıyor. Rivayetlere göre, yaklaşık 3 bin yıllık olduğu belirtilen, çevresi 20 metre, gövde çapı 7,5 metre, yüksekliği yaklaşık 20 metre olan tarihi Musa ağacı, hem Hatay'ın turizmine katkı sağlıyor; hem de Hıdırbey Köyü'nün başlıca geçim kaynakları arasındaki yerini almış durumda. Tarihi Musa ağacını yaklaşık 30 kişi, el ele tutuşarak ancak çevresini dolanabiliyor.1923 yılında bir aile ile fotoğraf çektiren Fransız askerlerinin fotoğrafları da İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından çerçevelettirilerek ağaca asıldı. Hıdırbey Musa Ağacının Efsanesi: Hz. Hızır ile Hz. Musa'nın Samandağ'daki buluşmasından sonra, birlikte Hıdırbey Köyü'nün yanındaki Musa Dağı'na çıkmak üzere yola çıkarlar. Hıdırbey Köyü'ndeki Musa ağacının bulunduğu yere geldiğinde çok susar. Bastonunu bu ağacın bulunduğu yere bıraktıktan sonra, hemen yanındaki dereye su içmeye gider. Su içtikten sonra yollarına devam ederler. Asasını suyun kenarında unuttuğunu anlayan Hz. Musa, döndüğünde ise asasının yeşerdiğini ve bir fidan haline geldiğini görür. O günden bugüne, o ağaç Musa ağacı olarak bilinir. ... Devamı

AKRABALARIMIZA NE DERİZ BACANAK,ENİŞTE, ELTİ

2011-03-17 10:22:00

AMCA-EMMİ: Babanın erkek kardeşi veya ağabeyine denir DAYI: Annenin erkek kardeşi veya ağabeyine denir. HALA: Babanın kız kardeşi veya ablası TEYZE: Annenin kız kardeşi veya ablasına denir. BÜYÜKBABA: (DEDE)- Babanın babasına denir. BABAANNE (NİNE)- Babanın annesine ANNEANNE (EBE) Annenin annesine denir. ENİŞTE: Bir kişinin ablası veya kız kardeşi ile evlenen kişiye denir. DAMAT-(GÜVEY)- Ailenin kızı ile evlenen kişiye Ailenin Anne ve babası akrabaları tarafından söylenir. GELİN: Bir ailenin oğlu ile evlenen kıza o ailenin anne ve babası ve akrabaları tarafından söylenir. DÜNÜR: İki aile çocuklarını evlendirmesi ile akraba olurlar ve birbirlerine dünür derler. BACANAK: İki kız kardeşle evli kişilerdir. GÖRÜMCE: Gelinin evlendiği kişinin kız kardeşi veya ablasıdır. ELTİ: İki erkek kardeş ile evlenen gelinlerin birbirlerine akrabalıkta hitap şeklidir. KAYNANA-KAYINVALİDE: Evli kişilerin birbirlerinin annesine denir. KAYINBABA-KAYINPEDER-KAYNATA: Evli kişilerin babaları. KAYINBİRADER: Kişinin evlendiği kızın erkek kardeşlerine denir. BALDIZ: Kişinin evlendiği kızın kız kardeşi veya ablalarına denir. KUZEN-AMCAOĞLU-DAYIOĞLU-= Kardeş çocuklarının birbirlerine hitap şeklidir. YEĞEN:  Amca, Hala, Dayı tarafından, kardeşlerinin çocuklarına denir. YENGE: Kardeş karısına söylenir. TORUN: Anne ve Babanın çocuklarının çocuklarına denir. KİRVE: Sünet olurken, sünet olan,çocuğu tutan kişiye denir.  SAĞDIÇ: Damadın en yakın arkadaşı ve düğün zamannında damadın yanında olan kişi.     ... Devamı

GREYFURTUN FAYDALARI GREYFURT

2011-03-17 08:57:00

Greyfurtun tadı ekşi ve buruktur. Bu ekşilik, limon gibi, lenf damarlarını çalıştırır ve bazı di-üretikler yani idrar söktürücülere yakın etkin gösterir. Greyfurt ayrıca cilt bakımında da kullanılır. Sivilceli yüzlerde veya selülit tedavisinde, greyfurt yağıyla yapılan masajlar işe yarar. Genelde greyfurt suyu içmeyi tercih ediyorsanız, artık biraz da yemeyi tercih edin. Greyfurt suyu her ne kadar demir içeriği yüksek gıdalarla birlikte tüketilince, demir emilimini de artırıp kansızlığa yararlı olsa da, greyfurtun posası da çok faydalı. Greyfurt Suyunun Faydaları Greyfurt suyu yağlı, sivilceli ciltlerde, soğuk algınlığı ve nezlede, böbreklerin temizlenmesinde ve zayıflama diyetlerinde çok yararlıdır. Normal bir greyfurt 40 miligram C vitamini ve bol potasyum içerir. Dolaşım sistemini canlandırır. Sindirim, solunum sistemi ve idrar yollarına iyi gelir. Kronik ilaç kullananların bu konuda dikkatli olması ve doktora danışması gerekir. Çünkü düzenli greyfurt suyu tüketmek bazı ilaçların etkilerini değiştirir. Mesela asprini greyfurt suyuyla içmek ilacın etkisini iki katına çıkartabilir. Greyfurtla Doğal Yüz Maskesi Greyfurt, limon, mandalina ve portakal kabukları cilt bakımında çok etkili ve önemli bir noktada. Gittikçe bilinçlenen toplum, artık daha çok doğal besinler ve ürünlere yöneliyor. Ne şanslıyız ki, ülkemiz her ne kadar küresel ısınmadan etkilenmeye başlamış olsa da, her mevsim pek çok meyve ve sebzeyi doğal olarak üretebiliyor. Cildinizdeki gözenekler açılmaya başladıysa, kuru veya karma bir cilt tipiniz varsa, cildinizde siyah noktalar veya sivilceler varsa kolaylıkla hazırlayabileceğiniz bu doğal maske tam size göre. Maskeyi; sabah ve akşam olmak üzere günde iki kere yaparsanız bir haf... Devamı

NERGİS ÇİÇEĞİ İLKBAHARIN HABERCİSİ HAKKINDA BİLGİ

2011-03-08 09:52:00

  Anavatanı Avrupa olan bu bitkilerin en çok tür zenginliğine İspanya ve Portekiz'de rastlanmaktadır. Ancak doğal olarak tüm Akdeniz kıyılarında, hatta bunun uzantısı olan Japonya'ya kadar aynı enlem dereceleri arasında görülmektedir. Dünyada Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika ülkelerinde tarımı yapılmaktadır. Narcissus poeticus, Türkiye'de Ege Bölgesi'nde özellikle Karaburun ve Mordoğan'da yetiştirilmektedir. Mordoğan, nergisin anayurdu olarak sayılmaktadır. Nergis ilkbahar habercisi, etkileyici bir kokuya sahip olan soğanlı bir bitkidir. Çin’de nergisler yeni yılda çiçek açarsa o senenin bereketli geçeceğine inanılır. Hava durumuna göre şubat sonu, mart başlangıcından nisana kadar açabilir. Fulya, Nargöz, Zerrin, Zerrinkadeh gibi isimlerle de tanınmaktadır. Hollandalılar lalede uyguladıkları gibi bu soğanlıdan da 20 - 30 değişik tür üretmişlerdir. Genelde yaprakları ve çiçek sapları aynı (10 - 50 santimetre arası) fakat çiçekleri çok farklıdır. Minyatür gibi 1 - 2 santimetrelik çiçekler türüne göre 10 santimetreye kadar açabilir. Nergislerin beyaz, kemik, sarı, turuncu, pembe renkleri çiçeklerdeki trompet gibi ve arkadan onu destekleyen taç yapraklarıyla boyanmıştır. Tek renk ya da karışık renk biçimleriyle karşımıza çıkabilir. Eski binaların bahçelerinde beyaz ve düz sarı renkleri ağırlıkta olanları bolca görebiliriz.   ... Devamı

TAVŞAN ÇEŞİTLERİ TAVŞANLAR HAKKINDA BİLGİ

2011-03-07 23:35:00

          TAVŞAN       Yabani olanları dağlarda, kırlarda yaşar.Özellikleri: Gözleri iri, arka bacakları ön bacaklarından daha uzun, kuyruğu kısa, kulak ve bıyıkları uzun, otçul memelidir. Yabani veya evcil olarak yaşarlar. Ömrü: 5-12 yıl. Çeşitleri: adi tavşan (Lepus europaeus), ada tavşanı (Cuniculus [oryctologus] cuniculus), kar tavşanı (Lepus timidus) Ünlülarıdır. Tavşangiller (Leporidae) familyası Tavşan hakkında ansiklopedik bilgi Tavşan Familyası: Ortak özellikleri aynı olan yakın cinslerin topluluğuna aile ( familya) denir. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız. Tavşangiller (Leporidae). Yaşadığı yerler: Antarktika hariç, hemen hemen bütün dünyada. Lepus harici cinslerin tüm üyeleri genel olarak ada tavşanı olarak adlandırılır. Ada tavşanları başka hayvanların yuvalarında veya kendi kazdıkları yuvalarda barınırken, tavşanlar uzun ot ve çalıklarda yaşar. Tavşanlar arasında en çarpıcı özelliklere sahip olan beyaz tüylü sera tavşanı 21. yüzyıla damgasını vurmuştur. Tavşangiller familyası yaklaşık elli türü içine alır. Kuyrukları uzun kıllarla örtülüdür. Kulaklar ve arka bacaklar uzamıştır. Bir kısmı toprak altında oyuklarda yaşar. Familya üyelerine tavşan veya ada tavşanı adı verilir. Tavşangiller, Ochotonidae familyasını oluşturan pikalardan tüylü küçük kuyrukları, uzun kulakları ve arka ayakları ile ayrılır. Yabani olanları dağlarda, kırlarda y... Devamı