İstanbul Boğazının Genişliği Uzunluğu Genel Bilgi

2013-05-23 10:54:00

Avrupa ve Asya kıtalarının geçiş noktası olan İstanbul Boğazı'nın NASA tarafından çekilen bir uydu fotoğrafı  İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi'ni birleştiren su yoluna verilen isim. İstanbul'un Rumeli (Avrupa) ve Anadolu (Asya) yakalarını birbirinden ayırır. Uzunluğu düz olarak 30 kilometredir. Girintileri ve çıkıntıları hesaba katılınca kıyılarının uzunluğu ortaya çıkar. Rumeli yakasında Rumeli Feneri'nden Haliç kıyılarını dolaşarak Ahırkapı Feneri'ne kadar olan uzunluğu 55 kilometre, Anadolu yakasında Anadolu Feneri ile Kız Kulesi arasındaki uzunluğu 35 kilometre, Selimiye önündeki Kayak Burnu'na kadar olan uzunluğu 36 kilometredir. İstanbul Boğazı'nın en geniş yeri Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında 3.600 metre, en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında 760 metredir. Boğaz'ın en derin yeri Bebek ile Kandilli arasında 120 metredir. İstanbul Boğazı'nda su yüzünde Karadeniz'den Marmara'ya, su altında Marmara'dan Karadeniz'e akıntılar vardır. Su yüzeyinde yer yer ters akıntılar da görülür. İstanbul Boğazı üzerinde 1973 yılında hizmete açılan 1.073 metre boyundaki Boğaziçi Köprüsü ve 1986 yılında hizmete açılan 1.090 metre boyundaki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü iki yakayı birbirine bağlamaktadır. Boğazı alttan geçecek Marmararay projesinin 2013'de tamamlanması beklenmektedir.... Devamı

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE İLK KADINLAR

2011-03-31 23:17:00

Florance nightingale (hemşire): "dünyaya ışık ve şefkat saçan"kadın.. hemşireliğin bir meslek olarak kurulması gelişmesi ve yayılmasında öncü olan ingiliz asıllı florance nightingale için işte böyle diyorlardı. 1820 de italya nın floransa şehrinde doğduğu için bu adı alan florance daha küçük yaşlarda yüreği insan sevgisi ve insanlara yardım duygularıyla doluydu. ne tesadüftür ki, hastalara, yaralara şefkat elini ilk uzattığı yerlerden biri de üsküdar daki selimiye kışlası ndaki hastane olmuştu. ailesinin karşı gelmesine rağmen paris e daha sonra da almanya ya giderek hemşirelik eğitimini tamamlayan florance nightingale, kırım savaşında yaralanan ve selimiye kışlası ndaki hastaneye getirilen ingiliz için gökten inen bir melekti sanki. zor ve yetersiz şartlar içinde olan hastanedeki sağlık imkanlarını geliştirerek adeta mucizeler yaratan nightingale hastalara şifa götürmek için çırpınırken, herkes onu "lambalı kadın" diye çağırıyordu..elinde lambası, yüreğinde insanlık aşkıyla hastanenin soğuk ve karanlık koridorlarında "ışık dağıtıyordu" çünkü..florance nightingale hemşirelik mesleğinin gelişmesine katkılarından dolayı da kraliçe victoria tarafından ingiltere nin en yüksek liyakat madalyası ile ödüllendirilen ilk ingiliz kadınıdır da aynı zamanda. Kaethe paulus (paraşütçü) : haber çabuk yayıldı. 19 temmuz 1983 günü almanya nın nürnberg şehrinde pegnitz nehri kenarında onbinlerce kişi toplanmış meraklı gözlerini gökyüzüne çevirmişti. hepsi de heyecanla bir kadının mavi göklerden yere süzülüşünü görmek için sabırsızlanıyordu. kaethe paulus adındaki bu genç ve cesur bayan kocasıyla "adler" adlı balonu önce ... Devamı

DÜNYANIN İLK KADIN BAŞBAKANI HANGİ ÜLKEDEN OLDU VE KİMDİR

2011-03-30 11:18:00

Dünyada ilk kadın başbakan Seylan lı(Sri Lanka) Sirimavo Bandaranaike dir (1916-2000). Başbakan olan kocası 1959 yılında gözleri önünde siyasi bir suikaste kurban gidince o güne kadar hep onun yanında ve destekcisi olan bayan Bandaranaike için iktidarı devralmaktan başka yol kalmamıştı. Tabii seçimlerle başa geçti.   Seçim kampanyası sırasında şehirden şehire gezerek, bir günde en az 15 toplantıda konuşurken, herkes ona bir isim takmıştı. "Ağlayan dul". Ama seçimlerde oyların büyük çoğunluğunu aldı. Bir süre başbakanlık yaptıktan sonra,iktidardan uzaklaştırıldı. 1965 te partisi yeniden çoğunluğu kazanınca da ikinci defa başbakan seçildi. O güne kadar Seylan olan ülkenin ismi ingilizlerin verdiği isimle Sri Lanka olmuştur.. Bayan Bandaranaike'den sonra hükümet kuran kadınlar ise şöyle sıralanabilir:     Indira Gandi (Hindistan, 1966), Golda Meir (İsrail,1969), Elizabeth Domitien (Orta Afrika Cumhuriyeti,1975)  Margaret Thatcher (İngiltere,1979). Türkiye’nin ilk kadın başbakanı:   Tansu Çiller25 Haziran1993'ten, 6 Mart 1996 tarihine kadar Danimarka: Helle Thörning Schmidt,-İlk kadın başbakanı -2011 yıl.   ... Devamı

AŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU HAYATI VE ŞİİRLERİ

2011-01-09 11:33:00

25 Ekim 1894′te Sivas’ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde dünyaya geldi. 21 Mart 1973′te yine Sivrialan’da yaşamını yitirdi. Çocukken çiçek hastalığı yüzünden bir gözünü, daha sonra bir kaza sonucu diğer gözünü kaybetti. Saz çalmayı öğrendi. Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Emrah, Dadaloğlu gibi halk ozanlarından etkilenerek türkü yorumu ve sazda ustalaştı. İki kez evlendi. 7 çocuğu oldu. Anadolu’yu kent kent dolaşıp şiirlerini sazıyla seslendirdi. Köy Enstitüleri’nde saz ve halk türküleri dersleri verdi. Ölüm nedeni akciğer kanseri. En güzel şiirlerinden bazılarını ölümünden hemen önce yazdı. Şimdi Şarkışla’da her yıl adına bir şenlik yapılır. Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Tekniği gösterişsiz ve nerdeyse kusursuzdur. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içedir. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de var. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimi kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı. Hayal Bana Yakın Yar Bana Uzak Hayal bana yakın yar bana uzak Sevdası başıma dolanır gitmez Aşkına düşeli yar bana uzak Yüz bin öğüt versen biri kar etmez Senin aşkın beni kıldı urusvay Düşmüşüm peşinde koşarım hay hay Kabul et kapında beni de kul say Dost yoluna ölür aşık ar etmez Ey beni bu derde giriftar eden Eski muhabbeti kaldırdın neden Gönül ister kavuşmayı ölmeden Gül olmasa bülbül ah u zar etmez Beni yakan yansın aşkın narına Gönül düştü bir zalimin toruna Bakmaz mısın bu VEYSE... Devamı

MASAL YAZARI CHARLES PERRAULT (PİERRE) HAYATI

2010-12-30 10:52:00

Charles Perrault avukattı (1628-1703). Paris Louvre Sarayı'nda başkâtip olarak çalışıyordu. Mutlaka aksatmadan her gün yaptığı, biri kız dört çocuğuna masal anlatmaktı. Ancak anlattığı masalları pek sevmiyordu. Çocuklarının yüzündeki korku ve endişeden rahatsız oluyordu. Hele hele masalların mutsuz sonlarını hiç sevmiyordu. Karar verdi, çocuklarını mutlu edecek, onlara umut aşılayacak ve mutlaka iyiliğin kötülüğü yeneceği masallar yazacaktı. Kalemi eline alıp hemen yazmaya başlamadı. Fransızca tüm masalları okudu. Masalları inceledi; kaynaklarını araştırdı. Sonra yazmaya başladı. Ortaya çocuk klasikleri şaheserleri çıktı: Uyuyan Güzel, Kırmızı Şapkalı Kız, Külkedisi Sinderella, Çizmeli Kedi, Parmak Çocuk ve Mavi Sakal. Sanmayın ki masallarını kolay bastırdı. İlk kitabını ancak ölümünden altı yıl önce bastırabildi. Yazar adı olarak oğlu Pierre'nin adını kullandı. Uyuyan Güzel masalı çok beğenildi. Halk beğenince ne olur; din adamları hemen saraya koşup, Charles Perrault'yu Kral'a şikâyet ettiler: “Halk masal dinliyor, kiliseye gelmiyor!” Kral XIV. Louis başkâtibinin yanında yer aldı. Böylece günümüzde tüm dünya dillerine çevrilen bu masallar yayınlanabildi... Satış pazarlaması mı bilemem; Harry Potter'in yazarı J. K. Rowling de çocuklarına masal anlatırken bu hikâyeleri yaratmıştı. ... Devamı

LEFTER FENERBAHÇENİN EFSANE FUTBOLCUSU KİMDİR

2010-12-21 08:35:00

Lefter Küçükandonyadis (22 Aralık 1925, İstanbul) Ordinaryüs lakaplı Türk futbolcu. Tüm zamanların en iyi golcüsü seçildi, Türk futbolunun gelmiş gecmiş en iyi futbolcusu olarak gösterilir. Türk futbolunun en popüler futbolcusu olarak yıllarca alkışlanan Lefter, Fenerbahçe marşında da adı geçen sembol oyunculardandır. Fenerbahçe ile İstanbul Profesyonel liginde 2, Türkiye Şampiyonasında 3 kere şampiyonluk yaşadı. Kariyeri boyunca toplam da 832 gol atarak rekor kırmıştır. Lefter çok sevilen bir futbolcuydu. Kişiliğiyle de öne çıkmış bir insandı. Üç büyük kulüp taraftarı tarafından da sevilen bir kişiliği vardı   Biyografi  1925'te, Rum bir balıkçıyla Türk bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Futbola Büyükada'da başladı. Taksim Spor Kulübünde yetişti. Taksim kulübü yöneticileri kendisine lisans çıkartabilmek için 1941'de mahkeme kararıyla yaşını büyüttüler. Ancak bu sayede takımda oynayabildi. 2 yıl Taksim takımında yer aldı. 1943'te askere gitti, 4 yıl süren askerlikten sonra 1947'de İstanbul'a döndü, Fenerbahçe kulübüne girdi. 1964'e kadar Fenerbahçe forması altında top koşturdu. İstanbul Ligi 1953-1954 sezonunda gol kralı oldu. Bu süre içinde 1 yıl İtalya'nın ACF Fiorentina ve 1 yıl da Fransa'nın OGC Nice takımında oynadı. Yurtdışında da başarılı futboluyla ün yaptı. Türk futbolunun efsaneleşen isimlerinden biri olarak tanındı. Golcülüğünden ötürü Ver Lefter'e, yaz deftere! sloganı onun için çıktı. Futboldaki ustalığından ötürü Ordinaryüs sıfatıyla anıldı. Örnek bir profesyonel olan Lefter, golleri ve gole &cc... Devamı

GOETHENİN ÜNLÜ SÖZLERİ

2010-10-04 10:52:00

1- Başkalarının mutluluğundan kendine pay çıkaran insan, en mutlu insandır. 2- Sanat ne kadar uzun tanrım, hayat ne kadar kısa.! 3- Öğrencilerin bilmeleri gerektiğinden daha çok şey bilmeyen bir öğretmenden daha korkunç hiçbir şey olamaz. 4- Hiç kimse, affettiği zaman olduğu kadar yükselemez. 5- İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı ancak baba olduğu zaman duyar. 6- "Yalnızlık" tek kelime, söylenişi ne kadar kolay. Halbuki yaşanması o kadar zordur ki. 7- Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir. 8- Hür olmadığı halde kendisini hür sananlar kadar köle yoktur. 9- Uzaklara yayılmış bir isim, yüksek bir mevki hayatta iyi şeylerdir. Ne var ki benim, bütün ismim ve mevkiimle ulaştığım yer, kırmamak için başkalarının görüşlerine susmaktan öte değildir. 10- Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim. 11- Aşk, imkansız bir çok şeyi mümkün kılar. 12- Konuşmak ihtiyaç olabilir ,ama susmak bir sanattır. 13- Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir. 14- Erkeklerin aklı, ev kadını arar, ama kalbi ve hayal gücü başka özellikler peşindedir. 15- En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır. 16- İsteklerimiz içimizde yatan yeteneklerimizin bir elçisidir. 17- Elinde hava, ışık ve dost sevgisi kaldıysa üzüntü çekme. 18- Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır; zamanınızı ve neşenizi çalarlar. 19- İnsanlara olduklari gibi muamele edersek, onları daha kotu kılarız. Eğer onları olmaları gerektiği gibi ele alırsak, olabilecekleri kadar iyi yaparız. 20- Sevgiye ve tutkuya açık bir kalp kadar dünyada değerli bir şey yoktur. 21- Hür olmadıkları h... Devamı